Hani bir şarkı var ‘Nasıl anlatsam nereden başlasam’ diye.
Bir zamanlar bu şehirde Genç Kocaelililer Derneği diye bir dernek
vardı.
Hala var diyeceksiniz biliyorum ama o Genç Kocaelililer Derneği ile bu
Genç Kocaelililer Derneği arasında siyahla beyaz kadar fark var.
Bu günlerde GKD’nin içinde bulunduğu durum beni derinden
yaraladığı için böyle bir yazı kaleme alma ihtiyacı duyuyorum.
Onun için benim gazeteciliğe başladığım tarihten önceki dönemini de
detaylıca araştırmaya başladım.
Çok çarpıcı bilgilere ulaştım.
***
1988 yılında bu kentin köklü ailelerinin çocukları tarafından kurulan
bir dernekmiş GKD.
Her fikirden, her siyasi görüşten, her kesimden insan bulunurmuş.
İlk kuruluş toplantılarını Kalıpçılar İş Hanının en üst katında
yapıyorlarmış.
Sonrasında GKD’nin kurucuları arasında olan rahmetli Ahmet
Küçükörs’ün sahibi olduğu Küçükörs İş hanına taşınmışlar.
***
O dönemi yaşamış insanlar, o kadar güzel işler yapılıyormuş ki,
gençlerin kendilerine oturacak yer dahi bulamadıklarını anlatıyor.
Müthiş bir heyecan varmış.
Üye olmak için bir gençler birbiriyle yarışıyormuş.
GKD’li olmak sanki ayrıcalıklı bir insan olmak gibi bir şeymiş.
GKD yaptıkları başarılı işlerle kent protokol listesinin ilk sıralarında
yerlerini alıyormuş.
***
Kurucu Başkanlığını Sedat Sapmaz’ın yaptığı dernek o dönemde her
ne kadar sağ görüşün ağırlıklı olduğu bir dernek gibi görünüyormuşsa
da bunun böyle olmadığı sonrasında ispatlanmış.
Örneğin, bir çarpıcı bilgi daha öğrendim.
Engin Kayalı, GKD başkanı seçilmesinden kısa bir süre sonra DYP İlçe
Başkanı olmasının ardından, dernek Kayalı’ya, ‘Ya GKD başkanlığı, ya
DYP’ demiş.
DYP’yi seçen kayalı da GKD Başkanlığından istifa etmiş.
***
Anlayacağınız o zamanlar GKD’nin böyle ilkesel bir duruşu varmış.
Kesinlikle siyasete alet edilmiyormuş.
GKD’nin siyasete teslim edilmesi süreci ise Gökhan Elbir’in
başkanlığının bitişiyle başlıyor.
Hatta bugün artık GKD için AKP’nin yan teşkilatı gibi davranıyor
dersek yanlış bir şey söylememiş oluruz sanırım.
Zaten de artık bunu saklama ihtiyacı bile duymuyorlar.
Artık eski gelenekler, kaideler bozulmuş durumda.
***
Mesela Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali
Yeşildal’ın oğlu Av. Furkan Talha Yeşildal, GKD Başkanı seçilebiliyor.
Ve her şey normalmiş gibi davranılabiliyor.
Mesela Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Büyükakın da
çıkıp, “Ali Yeşildal, oğlunu niye GKD Başkanı seçtirdin. Böyle iş olur
mu?” diye sormuyor.
Mevzu kanıksanmış.
***
Aslında GKD’nin tarihiyle ilgili o kadar çok anlatacak şey var ki.
Adım adım, nasıl değersizleştirilmeye çalışıldığını, kimler tarafından
düğmeye basıldığını vs vs. biliyorum.
Ama tüm bunlar GKD’nin zamanında, ne kadar önemli ve anlamlı bir
dernek olduğunu ortadan kaldırmaz.
Ortada eski başkanların ve üyeleri büyük emeği var.
***
Örneğin GKD’nin zamanında 10 bin çocuğa tır tiyatrosu projesi
unutulacak bir proje değildir.
GKD sayesinde hayatı boyunca hiç tiyatro seyretmemiş çocuklar
tiyatro izlemişler.
Mesela 99 depremi döneminde 3 bin çocuğa anorak ve ayakkabı
projesi de keza aynı.
Ya da yine hiçbir siyasi partinin ekonomik desteğini almadan
Kocaelispor’a destek projesi…
***
Elbette daha çok şey var yazılacak.
Ama maalesef bugün geldiğimiz durum gerçekten çok vahim.
Yine eski yönetimlerin GKD’ye kazandırdığı GKD kafe bile, 2-3 yıldır
gelir getirmesi amacıyla, başka bir işletmeciye kiralanır.
Anlayacağınız GKD eski GKD değil.
GKD artık kendi kafesini işletebilecek güce ve yeteneğe sahip değil.
Eminim ki eski yıllarda, bu dernek yapısında, kente hizmet eden bir
çok kişinin içi cız ediyordur.
Eminim.


Bu derneği kim işletiyor onada bakmak lazım. Kime verilmiş kim vermiş.
Gkd 3. Şahıslara devredilemez. nasıl devredildi. Bunu açıklayın.
BELEDİYE sözleşmesinde 3. Şahıslara devir hakkı olmaz.
Bunu yapan suç işlemiştir ve belediyeninde ivedi bi şekilde sözleşme feshine gitmesi gerekir. Genç Kocaeliler Derneği bu şehrin markası idi lakin gün geçtikçe marka değerini kaybetti.
Son kongrede çoluk çocuğa devredilerek tamamen içi boşaltılmıştır. Top ali yeşiildan ın kucağındadır.
Genç Kocaelililer Derneği’nin bugün geldiği noktaya bakınca insan ister istemez şunu düşünüyor: Derneğin içi boşalmış. Konuşulacak çok şey var ama en temel sorun ortada güçlü bir yönetim iradesinin olmaması. Başkan var gibi ama karar alan bir liderden çok, yönlendirilen bir piyon görüntüsü ortaya çıkıyor.
Bir de derneğe verilen kafe meselesi var. Amaç derneğin işletip faaliyetlerine katkı sağlamasıydı. Ancak bugün gelinen noktada dernek bu yeri kendisi işletmek yerine üçüncü şahıslara devretmiş durumda. Üstelik bu işletmenin fiilen üçüncü kişiler tarafından yürütüldüğü ve bunun yasal olmadığı yönünde ciddi iddialar var.
Gençlerin adıyla kurulan bir derneğin böyle konularla anılması gerçekten düşündürücü. Vah Gkd Vah!!!
Akp’nin gençlik kolları olma yolunda emin adımlarla ilerleyen gkd ye başarılar. Eski gkd den eser yok!!!
Geçenlerde bu devir teslimi Hüseyin Erol’un paylaşımlarında gördüm. Kendisi de oradaydı. Ama insanın aklına şu geliyor madem bu kadar köklü bir derneğin eski başkanısınız, bu dernekte dönen onca şeyden gerçekten hiç mi haberiniz yok? Yoksa herkes gibi görmezden mi geliyorsunuz?
Sosyal medyada sürekli “GKD şöyleydi, GKD böyleydi” diye anlatıp duruyorsunuz. GKD’den kalan arkadaşlarla “Biz İzmit’iz” diye grup kurup ortalıkta GKD’li diye dolaşıyorsunuz. Ama içinizden bir kişi bile çıkıp “Arkadaş, bu dernek ne hâle geldi?” demiyor.Vallahi insan bakınca şaşırıyor. Herkes üç maymunu oynuyor: görmedim, duymadım, bilmiyorum…
Bir zamanlar İzmit’in en köklü, en aktif derneklerinden biriydi bu GKD. İnsanlar gururla bahsederdi. Şimdi bakıyorsun, herkesin dilinde garip işler, tuhaf olaylar.
Ufacık bir dernek ama memleketin hâlinin bir özeti gibi.
babası yeşildal diye başkan olmuş. bu da gkd yi bitirelim demekle aynı şey