Hayatta sahip olduğunuz en değerli varlığınız nedir?
Bu soruya birçoğunuz çocuğum ya da çocuklarım diyeceksiniz.
O zaman, en değerli varlığımız olarak gördüğümüz çocuklarımızı yetiştirirken yeterli özeni gösteriyor muyuz?
Kendimizi yeterli görüyor muyuz?
Diyelim ki kendinizi yeterli görüyorsunuz, çok bildiğinizi düşünüyorsunuz. Bildiklerinizi uygulayabiliyor musunuz?
Bu konuda yazılmış kitaplar var, uzmanların sosyal medyada yayınlanmış videoları var. Gelecekte yaşanabilecek sorunlarla ilgili uyarılarda bulunuyorlar. Hatta şu an okuduğumuz veya dinlediğimiz haberlerden de anlaşıldığı gibi yaşanabilecek olumsuz durumlar karşımıza çıkmaya başladı.
Yapılması gereken çok basit. Uzmanların söylediklerine kulak vermek. Yapılan uyarıları dikkate almak. Özellikle öğretmenlerin uyarılarına… Kendi konfor alanımızın dışına çıkmak. Çocuk yetiştirmeyi başlı başına bir sorumluluk, hafife alınmayacak bir iş olarak görmek.
Son zamanlarda takılmışız akademik başarıya… Geri kalanın bir önemi yok…
Özgüven olayını yanlış anlamışız… Saygı sınırını çoktan aşmışız…
Çocuk özgür olsun derken… Kuralların önemini unutmuşuz…
Üstü başı temiz kalsın isterken… Açık havada oyun oynamanın keyfinden alıkoymuşuz…
Düzenimizin bozulmasından korkarken… Çocuğu bağımlı kılmışız…
Rahatımızı düşünürken… Nerelere takıldığını görememişiz…
Yüz yüze iletişimin önemli olduğunu unutmuşuz… Konuşmayı öğretememişiz…
Eksikliklerimizi hatırlatanlara kızıyoruz… Başkalarını suçlayarak kendimizi aklamaya çalışıyoruz…
Eğitimcilerden daha iyi bildiğimizi sanıyoruz… Onları kandırmaya çalışıyoruz…
Öz eleştiri yapmak yerine bahaneler üretiyoruz… Sorumluluktan kaçıyoruz…
Yanlışları düzeltmeye çalışmıyoruz çevreyi suçluyoruz… Çocuğu aklıyoruz…
Kendimizi düzeltmeden onlardan doğruyu bekliyoruz…
Hatırlatmak isterim;
Çocuklar bize bakarak büyür.
Söylenenlerden çok gördüklerini yaparlar…
Biz nasıl yaşıyorsak öyle öğrenirler…
Söze değil öze bakarlar…
Unutmayalım;
Onlar gelecekte de bizim çocuklarımız olmaya devam edecekler…
İyi ya da kötü…
SÖZÜM;
Bu konuda gerçekten kaygılı olanlara değil…

