Kaygılanmakta elbette haklı insanlar.
Çöp yakma fabrikasından bahsediyorum.
İzmit’in kuzeyine, ormanlık alana yapılması düşünülüyor.
Bu kentte öylesine çevre trajedileri, katliamları yaşandı ki…
Öyle şeyler gördük ki…
Diken üstündeler.
Kaygılanmakta elbette haklı insanlar.
***
Bu çöp yakma fabrikası lafı ortada dolaşmaya başladıktan bu yana ben de izlemeye çalışıyorum.
“Çok geç kaldık, depolar doldu, İZAYDAŞ doldu” diye işi hızlandırmanın öneminden bahsetmişlerdi.
Öncelikle şunu söyleyeyim, benim anladığım kadarıyla da bu kentin böyle bir tesise ihtiyaç var.
***
Ama ondan çok daha önce yapılması gerekenler var.
Birincisi ayrıştırma sorunu.
Gelişmiş dünya ülkeleri çöpü çöp olarak görmüyor.
Bir gelir getiren sektöre dönüştürmüş.
Öyle bir ayrıştırma yapılıyor ki yakılacak kısmı devede kulak kalıyor.
İkincisi mutlaka böyle bir tesis kurulacaksa öncelik “çevre ve insan” sağlığı olmalı.
Ekonomik nedenler ikinci, üçüncü planda gelmelidir.
***
Biraz eskiye gidelim…
Çöp yakma fabrikası yeri için ilk zamanlarda Dilovası, Körfez ve Derince’nin ismi geçti.
Bu arada çöp yakma fabrikasının ismi de “Atık bertaraf ve enerji üretim tesisi”ne dönüştü.
Sonra yer için Körfez İlimtepe bölgesinde yoğunlaşıldı.
Rahmetli KTO Başkanı Mustafa Efe sert tepki gösterdi.
***
Hatta Körfez Belediye Başkanı İsmail Baran da karşı çıktı.
Mustafa Efe’nin en fazla itiraz ettiği şey, Körfez’in İlimtepe bölgesi dışında genişleme alanının kalmamasıydı.
Öyle ya da böyle Körfez ilçenin dinamikleri bu çöp fabrikasını ilçelerinden savuşturdular.
***
Döndü dolaştı iş İzmit’in başına patladı.
Fabrikanın yapılacağı yer gerçekten ormanlık, yeşil alan.
Kuzey rüzgarlarına açık.
Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü’nün dibinde.
10 bin ağacın kesilmesinden bahsediliyor.
***
Kocaeli’deki Akademik Odalar konuya el attı.
Ciddi çalışma içerisine girdi.
Raporlar hazırladı.
Basın açıklamaları yaptı.
Şimdinin Bilecik Valisi, o zamanın Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tahir Büyükkakın ile görüşmeler yaptı.
***
Sonrasında ise konu yeni Genel Sekreter İlhan Bayram’ın kucağında kaldı.
Sayın Bayram Genel Sekreter olduktan az bir zaman sonra bir gazeteye verdiği beyanda, bu fabrikanın yerinin Umuttepe bölgesi olduğunu söylemişti.
Yer değişmemişti.
Akademik Odalar İlhan Bayram ile ne kadar görüştü, neler konuştu bilemiyorum ama Tahir Büyükkakın zamanında hissettiğim o ki daha bir pozitif durum vardı.
Büyükakın gitmese belki de çöp fabrikası için yeni bir yer çalışması yapılacaktı.
***
Şimdilerde ise çöp fabrikası konusu bir kartopu gibi büyüdü.
Fabrikaya karşı imza kampanyaları başlatıldı.
Kentin bir numaralı gündemi oldu.
3 Nisan günü de bununla ilgili bir ÇED toplantısı yapılacak.
Tahminim o ki bu ÇED toplantısı oldukça gergin geçecek.
***
Sonuç olarak çöp fabrikası şuan ki yerine yapılsa da yapılmasa da kenti geren, bölen bir konuya dönüştü.
Peki ne olmalıydı?
Bunlara gerek var mıydı?
Süreç böyle işlememeliydi.
Baştan beri hatalar yapıldı.
Bugün çöp fabrikasının yerine karşı çıkan insanlar ille de bu fabrika yapılmasın demiyor.
Ama Umuttepe’ye yapılmasın diyor.
***
Ve hatta Akademik Odalar birlikte çalışalım, birlikte yer bakalım açıklaması yapıyor.
Öneriler getiriyor.
Çöp dağları oluşmadan önce yapılması gereken çok iş var diyor.
Ayrıştırma yapılması gerekiyor diyor.
Bizim bölgemizde yapılacak çöp fabrikasında başka illerden çöp gelmesin diyor.
Bu söylemlerin neresi kötü?
***
Çöp fabrikası yapıldığında, “Aaa burası yanlış yermiş, kaldıralım, başka yere alalım” deme lüksümüz yok.
Onun için bu işe başlanmadan önce bilimsel çalışmalar yapılması şart.
Kentin insanlarını, odalarını, STK’larını, derneklerini, üniversitesini bu işin içine katmak gerekir.
***
İşte bugün bu gerilim yaşanıyorsa bunun nedeni öncelikle yapılması gerekenlerin yapılmamasından kaynaklıdır.
İletişim eksikliğidir.
Ortak akıl üretilmemesidir.
Böylesine kentin kaderini etkileyecek bir yatırımı “Ben yaptım oldu” mantığıyla yapmanın birçok sakıncaları doğmuştur, doğacaktır.

