Sokak yangın yeri…
Ekonomik göstergeler hiç de iyiye gitmiyor.
Özellikle gıda enflasyonu almış başını gidiyor.
Ülkemizde açlık sınırı 37 bin, yoksulluk sınırı 130 bin civarlarında..
Şöyle düşünün; bu verilere göre evine ayda 130 bin lira giren 4 kişilik
aile yoksulluk sınırının altında yaşıyor…
***
Peki bu ülkede hep düşük ücretliler mi sıkıntı yaşıyor..
Elbette hayır..
Ülke ne hale geldiyse artık büyük üreticiler, tüccarlar fabrikatörler,
sanayiciler ve hatta müteahhitler de sıkıntı yaşamaya başladı..
Kimse önünü göremiyor ve üstelik çalışanlarının sorumluğunu da
taşıyor.
***
Müteahhitler demişken; bugün Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı
Oğuzhan Keleş’in yaptığı basın açıklamasına getirmek istiyorum
sözü…
Keleş, sektörden rakamlar vererek işlerin pek de iyiye gitmediğine
işaret ediyor. Peki ne diyor Başkan Keleş…
***
Yüksek maliyet ve finansman baskısından yakınan Keleş, “TÜİK
verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı
dönemine göre yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2,0, daire sayısı
yüzde 9,5 ve toplam yüzölçümü yüzde 7,4 geriledi. Buna karşılık yapı
kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı
yüzde 10,7 ve toplam yüzölçümü yüzde 5,8 arttı.” diyor.
***
Sonra şöyle devam ediyor; “Kocaeli’de konut ihtiyacı devam ediyor.
Ancak müteahhitlerimizin yeni proje üretme kararlarını yalnızca
talep belirlemiyor. İnşaat maliyetleri yüksek, finansman maliyetleri
yatırım kararlarını sınırlıyor, arsa maliyetleri birçok bölgede
projenin fizibilitesini zorluyor. Bunun yanında vatandaşın konut
alma gücü ile konut fiyatları arasındaki makas da yatırımcı
açısından öngörülebilirliği azaltıyor. Bu şartlarda müteahhitlerimiz
yeni projeye başlamadan önce çok daha temkinli davranıyor.”
***
Malum inşaat sektörü kendinden menkul sektör değil..
İnşaat deyince sadece inşaat diye düşünmeyin..
Bu sektör doğrudan veya dolaylı olarak 200’den fazla iş kolunu
etkiliyor.
Yani anlayacağının inşaat durunca bir anlamda hayat duruyor..
Başkan Keleş de bu sektörün bir temsilcisi olarak sesini duyurmaya
çalışıyor..
Duyan olur mu orasını bilemiyorum.
***
Malum ülkemiz için inşaat sektörü oldum olası önemli olmuştur.
Hatta birçok ekonomist AKP iktidarını, inşaat ekonomisine öncelik
verdiği, üretim ekonomisine, katma değeri yüksek üretime önem
vermediği konusunda eleştirirdi.
Peki şimdi ne oldu?
İnşaat ekonomisi için de mi kara göründü?
Bana kalırsa birilerinin şapkasını önüne koyup, gelinen bu noktayı
ciddi düşünmesinin zamanı geldi de geçiyor bile…
Bilmem haksız mıyım?

