İzmit’te çöp yakma fabrikası ÇED süreci başlıyor.
Yeri belli.
Yeşil, ormanlık bir alan.
Kuzey rüzgarlarına açık bir yer.
Kabaoğlu’na 3, Sepetçi’ye 4,4 kilometre mesafede.
Tesiste günde 2 bin 250 ton atık bertaraf edilecek.
Yaklaşık 4 yılda faal olarak çalışacak.
***
Vatandaştan yoğun bir itiraz gelmedi.
Hoş gelse de çok fazla kale alan olur muydu bilmiyorum.
Ama Kocaeli’deki Akademik Odalar ciddi tepki gösterdi.
Ama öyle kuru kuruya değil.
Teknoloji ve yatırım düşmanlığı yaptıkları için değil.
Bilimsel veriler ortaya koyarak…
Bu tesisin yapılması düşünülen yerin doğru olmadığını söylediler.
Bir de öncesinde yapılması gereken çok önemli işler olduğunu belirtiler.
***
Şimdi çöp yakma fabrikası için dönülmez bir yola girilmek üzere.
Zaten böyle bir tesis yapıldıktan sonra zaten ne deseniz boş.
Önemli olan başlanmadan önce ortak akılla, bilimin ışığında bir şeyler yapabilmekti…
Ki şu anda böyle olmuyor.
***
Akademik Odalar gerçekten bu işe kafa yordu.
Uzun süren çalışma yaptı.
Raporlar hazırladı.
Sonunda da bu raporu bir kitapçık haline getirip ilgili kişi ve kurumlara dağıttı.
Değişen ne oldu; kocaman bir hiç.
***
Odaların çöp fabrikasıyla ilgili çalışmalarını ben de takip etmeye çalışıyorum.
Yaptıkları açıklamalar, sundukları raporlar oldukça dikkate değer.
Doğru sorular var.
Ama yanıtlarını henüz almış değiliz.
Son duyduğumuz şey ÇED sürecinin başlıyor olması.
***
Peki Akademik Odaların tepkisi ve önerileri neler?
Bir kez daha yazalım.
İşe yarar mı, bir kez daha düşünülür mü?
Bundan emin değilim.
***
Akademik Odaların uyarılarını özetle şöyle vermemiz mümkün:
-Yine atık yönetiminde; biyogaz, biyomeditizasyon ve kompostlaştırma gibi metodlar da olmasına karşın bu basamaklar tüketilmeden hemen yakarak bertarafın düşünülmesi yanlıştır.
Yakma ile bertaraf kent yaşamını ciddi sorunlarla karşı karışa bırakır.
-Tesis için bugün işlemlere başlansa bile tesisin işletmeye açılması için ortalama 5 yıla ihtiyaç vardır. Bu süre zarfında kentten çıkan atık (günlük 2000 ton) ne olacaktır? Bu durumda KBB’nin ivedilikle yeni bir deponi alanı açması gerekmektedir.
***
-Atık yakma tesisinden verim alınabilmesi için öncelikle atıkların yerinde layıkıyla ayrıştırılarak yakma tesisine kalorifik değeri yüksek atıkların gitmesi gerekmektedir. Oysa hepimizin bildiği üzere evsel atıkların büyük oranını organik atıklar oluşturmaktadır. Bu nedenle de acilen şehrin en az 4 noktasında evsel atıkların toplanması ve ayrıştırılması için gerekli adımların atılması gerekmektedir.
-Ayrıştırma işleminin yapılmadığı (planlanan tesiste de ayrıştırma ünitesi düşünülmemektedir) bir durumda organik atıklar da dahil olmak üzere tüm evsel atıkların yakma tesisine gönderilmesi tesisten verim alınamamasına neden olacaktır.
***
-Diğer taraftan KBB’nin oluşturduğu kurul ile yaptığı yer seçimi ve seçim kriterlerini de, bilimsel veriler ve mevcut yönetmelikler çerçevesinde Akademik Odalar Birliği olarak yanlış ve sakıncalı bulduğumuzu ve konu ile ilgili önerilerimizi bu raporla ve yaptığımız tüm görüşmelerde defaten sunduk.
-Atık yakma tesisi yer seçimi kriterlerinde, çevre birinci öncelikte tutulmalı, ekonomik ve sosyal etkenler daha sonra gelmelidir diye ısrarla belirttik.
***
-Türkiye artık atık bertarafını değil atık önlemeyi konuşmalıdır. Artık ağaç talanı çevre katliamı gibi yanlışlardan bir an önce dönülmelidir. Tüm atıklar yerinde ayrıştırılmalı ve olabildiğince yenilenebilir kaynaklar kullanılmalıdır.
-Kocaeli Akademik Odalar Birliği olarak, atık yönetimi ve atık hiyerarşisinin basamakları tüketilmeden, yerinde ayrıştırma gerektiği gibi yapılmadan, dünya sıfır atığı konuşurken kentimizde Evsel Atık Yakma Tesisi’nin yapılması çevre ve sağlık temelinden ciddi sorunlar oluşturur.
***
İşte özetle gerekçeler bunlar.
Ben bu gerekçeleri okuyunca kaygılarım artıyor.
Bu anlamda herkesin külahını önüne koyarak bir kez daha düşünmesinde fayda var.
İş işten geçmeden.

