İkramiyelerle birlikte 5 bin 100 TL gibi bir rakam çıkıyor ortaya.
Bu rakamlar elbette ki işçileri memnun etmiyor.
Tepki gösterdiler ama bir sonuç değişmiyor.
Sonra işçiler Birleşik Metal İş Sendikası’nda örgütlenmeye başlıyor.
Bunu haber alan patron baskı ve Mobbing’e başlıyor.
İşçiler örgütlenmekten vazgeçmeyince 150 işçi işten çıkarılıyor.
***
Çaresiz kalan işçiler geçtiğimiz günlerde fabrikaya kapandı ve çıkmama kararı aldı.
Polis müdahale etti ve 108 işçi gözaltına alındı.
Sonra serbest bırakıldılar.
Vali bey fabrikaya giderek sadece işverenle görüşme yaptı.
İşçilerle görüşmeyi tercih etmedi.
İşçiler de Vali beyin kendileriyle görüşmemesine sitem etti.
***
Gelinen noktada işçiler eylemlerine devam etmek istiyor.
Anayasal haklarını kullanmak istiyorlar.
Çocuklarına, evlerine ekmek götürmek istiyorlar.
İşlerine geri dönmek istiyor.
Sendikalı olmak istiyor.
***
Ama görüyoruz ki, devletimiz işçilerden çok patronu düşünüyor.
Bugün gazetelere de yansıdı; fabrikanın önü çevik kuvvet, polis otobüsleri ve TOMA’larla kapatılmış.
Fabrikanın çevresinde kuş uçurtulmuyor.
***
Neymiş efendim; işçiler eylem yapacakmış, çadır kuracakmış vs.
Yapar kardeşim yapar.
Zaten başka ne yapabilirler ki?
Seslerini duyurmak için eylem de yaparlar, çadır da kurarlar, halay da çekerler.
Bundan kim neden gocunuyor?
***
Şiddete başvurmadıkları sürece her eylemi yapmak haklarıdır.
Eğer o işçilerin eylemine izin vermiyorsanız, o zaman tek tek o işçilerin evlerine gidin; eşlerine, çocuklarına durumu anlatın.
Onları da ikna edin.
Bakalım anlatabilecek misiniz!

