CHP’nin başına yargı eliyle atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun tavrını
akılla mantıkla izah etmek; anlamlandırmak imkansız.
Durum o kadar vahim ki; büyük bir kitle onun ‘hain’ olduğuna
inanıyor.
Baştan beri numara yaptığını, her daim samimi olmadığını söyleyenler
az değil.
***
Öyle ağır iddialar ve ithamlar var ki hakkında; Allah kimseyi bu
duruma düşürmesin demek geliyor içimdem.
“Hain” diyen mi ararsınız, “düşkün” diyen mi aransınız, “Sinsi” diyen
mi ararsınız, “Yezid’in ayağını yağlayan adam” diyen mi ararsınız!
***
Ama gördüğüm kadarıyla bu ithamlar Kemal Kılıçdaroğlu için vız gelip
tırıs gidiyor.
Benim yanıtını bulmaya çalıştığım konu da bu…
Bu kadar tepki, bu kadar basınç, bu kadar eleştiri, bu kadar
hakaretten sonra taş olsa çatlar insan.
***
“Ben ne halt ettim” diye dönüp kendini bir sorgular…
Ama nerede?
Böyle bir durum oluşmadığına göre bunu neyle açıklamak gerekir?
Acaba psikoloji biliminin mi devreye girmesi elzem olan, psikologların
açıklaması gereken bir olgu mu var ortada?
Gerçekten bilemiyorum.
***
Dün toplama küçük bir kalabalık karşısında, partisi ve eski yol
arkadaşlarıyla ilgili yaptığı açıklama ise adeta “örtki ölem”
kıvamındaydı Kılıçdaroğlu’nun.
Eski yol arkadaşlarının bir bölümünü hırsızlıkla, FETÖ’cü olmak itham
eden Kılıçdaroğlu, bu insanlara olası bir operasyon için gel gel mi
yaptı?
Bir tür ihbarcılık mı yaptı acaba; anlayanlar anlamayanlara anlatsın.
Zaten ensesinde boza pişirilen CHP’ye yeni operasyonlara çağrı mı
yapıldı acaba?
***
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, genel başkanlığı kaybettiği kongreden bu
güne kadar yaptıklarını, bunları nasıl içine sindirebildiğini anlamak
gerçekten çok zor.
Onun için psikoloji bilimi diyorum!
77 yaşına gelmiş; 13 yıl genel başkanlık yapmış; bundan sonra hiçbir
şey yapmaya ne zamanı ne de mecali olmayan bir kişiden
bahsediyoruz.
***
Kılıçdaroğlu, tutuklu gazeteci İsmail Arı’ya şöyle demiş: “Hakkımdaki
olumsuz değerlendirmeler içeren haberleri asla okumuyorum.”
Tamam anladık; okumak işine gelmiyor alabilir; okusan zaten işi bu
boyutlara vardıramazdın ama senin yanında hiç mi sevenin yok be
arkadaş.
Çoluğun çocuğun, hısım akraban, yarenin, sırdaşın, yoldaşın…
Nasıl bir türsün sen?
Kimsenin tesiri yok mu üzerinde?
***
Bak buradan söylüyorum sana Kılıçdaroğlu efendi…
Sen ne kadar kafanı kuma gömsen de; gözünü kulağını kapasan da;
ölü taklidi yapsan da, bu hayallerini çaldığın insanlar senin önünde
bir barikat gibi duracaklar.
20 bin lirayla geçinmeye çalışan emekli, duymayan kulaklarına
duyuracak yaptıklarını.
***
Geleceği çalınmak istenen gençler, görmeyen gözlerine gösterecek ne
yaptığını.
Evine ekmek götürmekte zorlanan asgari ücretli, senin ve
avanelerinin kişisel ikballerini param parça edecek.
***
Ülkesi için, cumhuriyet için kaygılanan milyonlarca insan sen ve senin
gibilerin hesabını bozacak.
Sen tüm bunları tepki olarak görebilirsin Kılıçdaroğlu…
Ama sana söyleyeyim; bu bir tepki değil Kılıçdaroğlu; bu milyonların
içini dağlayan kocaman bir öfke…
Dinmeyen ve her dakika büyüyen bir öfke…
Anlaşılan şenin bunu anlama şansın olmayacak.
Bak buraya yazıyorum Kılıçdaroğlu; su akacak yolunu bulacak.
Sen bile şaşıracaksın.
Sen ve senin gibiler ise tarihin tozlu sayfalarında utançla anılacaksınız.

