Cumartesi, 3 Ekim 2026 03.10.2026
14°C
USD 49,06
EUR 55,18
Altın 6.543
Benzin 85,10
Dizel 95,30

İZAYDAŞ, o zehirleri gerçekten yakacak mı!

NULL

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi eski Başkanı Sait Ağdacı geçtiğimiz Cuma günü Kocaeli’nin önemli bir sorununu bir kez daha gündeme taşıdı.
Ve çok ciddi, yanıtlanması elzem sorular sordu.
Ne yalan söyleyeyim; ben de bu sorulan soruların yanıtlanmasını çok istiyorum.
Bu şehirde yaşayan birisi olarak kaygılıyım, endişeliyim.
***
Kaldı ki, İZAYDAŞ’a çok yakın bir yerde; Yuvam Akarca’da oturuyorum.
Bir gün İZAYDAŞ’ın bir gün Pakmaya’nın kokusunu soluyorum.
Ailecek soluyoruz.
Temiz hava almak için açtığımız camı, anında geri kapamak zorunda kalıyorum. 
Bakın bu şehirde minicik çocuklar alerji oluyor, astım oluyor.
O küçücük yaşlarında ağır ağır ilaçlar kullanıyorlar.
***
Konuyu dağıtmadan Sayın Ağdacı’nın hepimiz adına sorduğu soruları bir kez de ben sormak istiyorum. 
Derince’de 35 yıldır, depolarda bekletilen zehirler; yani DDT ve BHC’ler…
Aşırı derecede kanserojen diye biliniyor. 
Eskiden kullanımı serbest olan bu zehirler, yasaklandıktan sonra bu depolarda bekletiliyor.
Zamanında 3 bin tonun üzerindeymiş. 
500 tonu Almanya’ya gönderilmiş.
Elde kalmış 2 bin 500 ton. 
***
Birincisi şunu bilmek isteriz; bu zehirlerin bulunduğu depolar ne kadar sağlıklı. 
Bu zehirler havaya, suya, toprağa karışıyor mu?
Yine Sait Ağdacı’nın iddiasına göre, zehirlerin bir bölümünün yok edilmesi için bir ihale yapılmış.
Ve bu ihaleye Fransız bir firma ve İZAYDAŞ katılmış.
Zehirlerin 880 tonu Fransız firma tarafından, 780 tonu da İZAYDAŞ tarafından yakılarak bertaraf edilecekmiş. 
***
Öncelikle şunu sormamız gerekiyor; gerçekten İZAYDAŞ bu zehirli maddeleri yakacak mı?
Ki ben kapımın dibindeki İZAYDAŞ’ta bu zehirlerin yakılmasını istemem.
Hatta, oradan buradan, başka illerden asbestli malzemelerin İZAYDAŞ’a getirilip yakılmasını da istemem.
İZAYDAŞ para kazanacak diye İzmit’in, İzmitlinin suçu ne?
***
Bir de; madem Fransız firma bunları yakabiliyor, neden hepsini bu firmaya yaptırmıyorsunuz?
Ayrıca, İZAYDAŞ bu zehirleri illa ki yakacaksa, standartlara uygun bir şekilde yakabilecek mi?
Teknolojisi buna uygun mu?
Yakma sırasında kabul edilir oranda ortaya çıkan, doğaya yayılan zehir miktarı her an bağısız laboratuvarlarca ölçülüp, halk bilgilendirebilecek mi.
***
Tabip Odası, meslek odaları, çevre mühendisleri odası, üniversitenin halk sağlığı birimleri bu süreci takip edebilecek mi?
Bakın bu sorular önemli sorular.
Halkın sağlığını ilgilendiren sorular. 
Bu soruların yanıtı verilmediği sürece İZAYDAŞ’ın ne dediğinin önemi yok. 
İstediği kadar zararsız desin.
Bana inandırıcı gelmez.
Birçok insana da gelmez.