Körfezi’ni kaplamaya başladı…
Biz insanoğlu nasıl bir varlık isek, denizi bile kusturmayı başarmışız…
Ve böyle devam edersek kendi sağlığımızı da bozacağımız ortada…
***
Bilim insanları bas bas bağırıyor ama kimin umurunda…
Biz bu felaketle ilk olarak 2021 yılında karşılaşmıştık ve yanılmıyorsam 6 ay boyunca devam etmişti…
İlk zamanlarda bizi deniz suları fazla ısındığı için olur böyle şeyler demeye getirip, avutmaya çalışmışlardı…
Fakat kazın ayağının öyle olmadığı kısa sürede anlaşıldı..
***
2021 yılında yaşadığımız bu deniz felaketi sonrası, sözüm ona devlet büyüklerimiz müsilaj gündemiyle toplantılar yaptı, acil eylem planları oluşturuldu, Marmara Denizi özel çevre koruma bölgesi ilan edildi…
Edildi de ne oldu?
Sonuç sıfır olmasa da sıfıra yakın…
Müsilaj geldi kapımıza yine dayandı.
***
Çünkü o gün bu gündür, denize baskı devam ediyor, nüfus artıyor, evlerden akan sular doğru düzgün arıtılmadan denize ulaşıyor…
Uzmanlar denizin ekolojik çöküşünün ana nedeninin en fazla da evlerden yapılan deşarjlardan kaynaklandığını belirtiyor.
Anlayacağının deniz bu kadar insanı kaldıramıyor…
***
Yine bilim insanları ileri biyolojik arıtımların artırılması, derin deşarj olayının kaldırılması, kıyısal tahribatların yapılmaması gerektiği söylüyor.
Müsilajla birlikte balık stoklarında da bir zarar olacağı vurgulanıyor.
Müsilajın içermiş olduğu patolojik bakterilerden dolayı insan sağlığının da tehdit altında olduğunun altı çiziliyor…
Ama tüm bunlar bize masal gibi geliyor..
***
Anlayacağınız Marmara Denizi ölüyor…
Ekolojik felakete doğru sürükleniyor…
Peki biz ne yapıyoruz?
Sadece izlemekle yetiniyor…
Bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete…
Allah sonumuzu hayır etsin.

