Kocaeli Büyükşehir Belediyesi duyurdu…
İzmit Körfezi’nin dibinden çıkarılan çamurun 160 bin kamyon olduğu
açıklandı.
Dile kolay; 160 bin kamyon…
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın çok önem
verdiği bir iş bu.
Bence de kıymetli bir iş…
Yakında 3. Etap çalışması da başlayacakmış..
***
Biliyorsunuz; bu güzelim körfez yıllarca sanayi atıkları, evsel atıklar
yüzünden ağır hasar aldı.
Yoğun liman faaliyetleri ve kontrolsüz kıyı kullanımı deniz
ekosistemine büyük zarar verdi.
Oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte geçmişte müsilaj belası sardı…
Bu anlamda Tahir Büyükakın’ın bu projeyi başlatması çok ama çok
kıymetli.
Ama…
Aması var..
***
Tahir Bey, Kocaeli’nde arıtma seviyesinin çok yüksek bir düzeye
geldiğini söylese de sonuçta körfez Marmara denizinin içinde.
Sadece Kocaeli’ni ilgilendiren bir durum değil.
Siz burada milyon milyon paralar döküp dip çamuru çıkarıyorsunuz
fakat Marmara’ya bağlı diğer iller ne olacak!
***
İstanbul, Yalova, Bursa, Balıkesir vs.
Onlar da aynı özeni gösteriyorlar mı acaba?
Elbette hayır.
Onun için bu sorun bizi aşan bir sorun..
Başkan bir yaklaşım gerektiriyor..
Çevre Bakanlığı düzeyinde bir çalışma gerekiyor..:
Size bir örnek vermek istiyorum.
***
2023 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin dip çamuru temizleme
çalışması harıl harıl devam ederken, Yalova’da bir tersane, hemen
tersanenin önünden çıkardığı dip çamurlarını 500 ileride denize
boşaltıyordu.
Oysaki olması gereken şey, Marmara’daki uygun çukurlara bu çamuru
boşaltmaktı.
Bu çalışma aylarca devam etti.
***
Karamürselli balıkçıların şikayeti üzerine, bir tekneyle denize açılarak,
gece geç saatlerde, bu gizli faaliyeti ortaya çıkarmıştım.
Benim haberimden sonra bu faaliyet durdu fakat zaten olan olmuştu.
Onca şikayete rağmen bu arkası güçlü tersaneye kimse sözünü
geçirememişti.
***
Bugün Sözcü Gazetesinden Saygı Öztürk’ün köşe yazısını okuyunca
Marmara Denizi ve İzmit Körfezi için kaygım çok daha fazla arttı.
Saygı Öztürk’e konuşan Türk Deniz Araştırmalar Vakfı Başkanı,
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Öztürk, çok
ürkütücü açıklamalar yapmış.
Sadece Marmara Denizi ile ilgili değil elbette; Karadeniz, Ege ve
Akdeniz açısından korkutucu bir tablo çizmiş.
Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün Marmara Denizi ile ilgili söyledikleri ise
şöyle:
***
Marmara Denizi ülkemizin yegane içi denizi, deyim yerindeyse yatak
odamızdır. Bu denizin korunması çok önemli. Çünkü balıkçılık, deniz
ulaşımı, güvenlik ana bileşenlerdir. Ayrıca, Ege ve Karadeniz
arasında bir biyolojik koridordur. Balık göçleri binlerce yıldır kendi
takvimi içinde bu denizler arasında yapılıyor. Bir dönem her yeri
balık kaynayan bir deniz bugün müsilaj nedeniyle adeta boğuluyor.
Müsilajın ana nedeni karasal atıkların arıtılmadan denize verilmesi.
O halde, bir litre suyun bile yani evsel ve endüstriyel atığı
arıtılmadan Marmara’ya girmemeli. Tüm arıtma yatırımları acilen
yapılmalı. Kirlenme oksijensizliğe neden oluyor. Bu da deniz için
ölüm fermanı demektir.
Halen Marmara Bölgesi’ndeki arıtmaların yüzde 50’si çalışıyor.
Kalan yüzde 50 kısmı tam arıtılmadan denize veriliyor. Bu ise denizin
yakın gelecekte ölmesi demek. Marmara Denizi’nin korunması veya
yaşatılması politika üstü, partiler üstü olarak değerlendirilmesi
gerekiyor. Marmara Denizi’ni koruyamayan bir ulus, başka denizleri
de koruyamaz. Marmara’nın korunması hem Ege hem de
Karadeniz’in korunması demektir.”
***
İşte geldiğimiz son nokta bu…
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre Bakanlığı milyon milyon
paralar dökerek İzmit Körfezi’ni temizlemeye çalışıyor ama Marmara
Denizi bir taraftan can çekişiyor.
Onun için diyorum ki, başka bir yaklaşım şart.
Lokal çalışmalarla nereye kadar gidebilirsiniz?
***
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanın Tahir Büyükakın, Kocaeli’nin
tüm milletvekilleri, diğer belediye başkanları, il başkanları vs…
Bu konuda bir konsensüs sağlamalı…
Gerekirse bakanlığın kapısında yatmalı..:
Belki de, “Biz üstümüze düşeni yapıyoruz, diğer iller de arıtma
tesislerini tamamlasın” demeli…
Mutlaka ama mutlaka bir şey yapmalı…
Yoksa bu gidişle iş işten geçmiş olacak.

