ÖSYM Başkanlığına Prof. Dr. Halis Aygün atandığını duyunca kendi kendime bir gülme geldi.
Biraz acı bir gülüştü bu.
Vay be dedim kendi kendime.
Vallahi bravo…
Demekki bir haber daha yapsak adam ne olurdu kim bilir!
***
Ne demek istediğimi merak etmişsinizdir.
Hemen anlatayım; 5 Haziran’da Sayın Aygün ile ilgili bir haber yapmıştım.
O zamanlar KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi’nin dekanıydı kendisi.
Haberime bir yanıt gelmedi.
Anlayacağınız haber yalanlanmadı.
***
Önce haberi size anlatayım.
KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi’nde çok sayıda akademisyen kadro beklerken, Dekanın kardeşi, yani yeni ÖSYM Başkanımızın kardeşi, biyoloji bölümünde kadrolu olarak işe başlamıştı.
Ve üstelik bu şanslı kardeş, biyoloji değil, ziraat bölümü mezunuydu.
İşin özeti bu.
***
İşte bu konuyu “Üniversitede kardeş kıyağı” başlığıyla haberleştirmiştim.
Bilmeyenler için söyleyeyim; Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde özellikle sosyal bilimler kısmında çok sayıda doktorasını tamamlayan ve kadro bekleyen akademisyen bulunuyor.
***
Hal böyleyken Fakülte Dekanı Prof. Dr. Halis Aygün’ün, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunu kardeşi Doç. Dr. Ahmet Aygün’ün biyoloji bölümüne kadrolu bir şekilde alınması da çok garip karşılanmıştı.
Kadro bekleyen akademisyenlerin talepleri ise ‘Kadro sıkıntısı var, bekleyen akademisyenler var’ gibi gerekçelerle reddediliyordu.
***
Ama iş kardeşe gelince durum değişiyormuş demekki.
Hadi yasal olup olmamasını geçtim.
Belli ki iş bir şekilde kılıfına uydurulmuş.
Peki bu işin neresinde liyakat var?
Bu iş ne kadar akademik etiğe uygun?
Bu soruların yanıtını herkes kendi bir düşünsün.
Belki sizi de benim gibi istihzai bir şekilde gülme tutar.
Kim bilir.

