Rusya’nın başından beri işgal için kendine göre sebepleri vardı. Ukrayna’nın Batı İttifakı içinde yer almak istemesi, NATO’ya üye olma girişimleri, ülkede yükselen Neo-Nazi hareketleri ve Rus karşıtlığı, Ukrayna askeri güçleri ile Doğu’daki ayrılıkçılar arasında yaşanan şiddetli çatışmalar bu sebeplerden bazıları.
***
Rusya’nın NATO tarafından kuşatıldığı inkar edilemez bir gerçek. Bu durumun kendileri için bir güvenlik tehdidi oluşturduğu da doğru. Ancak çözüm savaş olmamalıydı, işgal olmamalıydı.
Ukrayna bağımsız ve egemen bir devlet. Bağımsız ve egemen bir devletin istediği uluslararası siyasi veya askeri ittifakın içine katılma hakkı vardır. Buna başka bir devlet engel olamaz. Söz konusu durum eğer bir ülke için tehdit içeriyorsa bu konu diplomasi ile çözülmelidir, işgalle değil.
***
Örneğin, Türkiye bağımsız ve egemen bir ülke. Aynı zamanda NATO üyesi. Rusya’nın veya başka bir ülkenin Türkiye’ye, ‘Sen NATO’ya üye olamazsın, üye olursan seni işgal ederim’ deme hakkı var mıdır? Tabii ki yoktur.
Ukrayna’nın başına gelen bir anlamda budur. Ukrayna hükümetini desteklemiyorum. Pek çok yanlışları olmuştur. Bu yanlışların başında aşırı milliyetçi Neo-Nazi gruplarının yükselişine seyirci kalmak vardır. Fakat bu yanlışların çözümü savaş değil, diplomasi masasıdır. Ortak paydada buluşmak ne kadar zor olsa da taraflar şartlarını zorlamalıdır. Hiçbir siyasi çıkar insan hayatından değerli değildir.
***
Türkiye’de koyu Amerikancılar olduğu gibi Koyu Rusyacılar da vardır. Ben ne Atlantikçiyim ne de Avrasyacıyım. Ben tam bağımsızlıkçı ve Atatürkçüyüm. Türkiye kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket etmelidir. Kendisini dünyada yalnızlaştırmadan ancak kırmızı çizgilerinden de ödün vermeden milli politikalarda ısrar etmelidir. Dış politikada dost veya düşman yoktur. Ulusal çıkarlar vardır. Türkiye ulusal çıkarları doğrultusunda gerektiğinde Atlantik İttifakı ile de Avrasya İttifakı ile de ortak paydada buluşabilir.
***
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda şunu gördük ki Türkiye’de her koşulda Batı İttifakı olan Atlantik İttifakı’nı savunanlar olduğu gibi körü körüne Rusya’yı savunanlar da var. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini haklı göstermek için çeşitli tezler ortaya atıyorlar. Rusya’nın Ukrayna’da Batı’ya karşı Doğu’yu savunduğunu, bu savaşın anti-emperyalist bir savaş olduğunu ifade edenler bile var. Hayretle izliyorum. Bazıları işi o kadar ileri götürüyor ki adeta Rusya propagandası yapıyorlar.
***
Bazıları kabul etse de etmese de gerçekler gün gibi ortada. Rusya da tıpkı ABD gibi emperyalist bir ülke. Yayılmacı ve genişlemeci bir politika izliyor. Bunu hem yakın tarihte hem de uzak tarihte yaptıklarıyla açıkça görüyoruz. Sırf Amerikan karşıtlığı yüzünden Rus yayılmacılığını destekleyenler tarihsel bir yanlışa düşüyorlar. Rusya propagandası yapan bazı çevrelerin vurguladığının aksine günümüzdeki Rus dış politikası SSCB’yi değil, Çarlık Rusyası’nı diriltmeyi amaçlıyor.
***
İki emperyalist güç arasında seçim yapmak zorunda değiliz. Biz her zaman haklıdan yana olmalıyız. Masum insanlar hayatlarını kaybederken stratejik masallar anlatan, duygusuz yorumlar yapan robotları dikkate almamalıyız. Öncelik insan hayatıdır. Politik ve stratejik konular diplomasi devreye girdiğinde konuşulabilir. ‘’Derin analizler’’ ondan sonra yapılabilir. Önce akan kan durmalı.
***
Rusya ile Ukrayna arasındaki askeri ve ekonomik güç farkı ortada. Rusya’nın Ukrayna’da zorlanmadan ilerleyeceği düşünülüyordu. Ama işler Rusya’nın beklediği gibi olmadı. Ukrayna halkı Putin’in beklediğinin aksine büyük bir direniş gösterdi.
Batı’dan Ukrayna’ya gelen destek ilk etapta cılız olsa da kısa zamanda etkili bir boyuta ulaştı. Rusya’nın tehditkar tavrı Batı’yı kenetledi ve tek yumruk haline getirdi. Rusya bu kenetlenmeyi ve özellikle de bu derece büyük yaptırımları beklemiyordu. Söz konusu ekonomik yaptırımlar Rusya’yı çok zor durumda bıraktı. Bunun etkisiyle olacak ki Rus yetkililer son günlerde sık sık 3. Dünya Savaşı ve nükleer silahlarla tehdit ediyorlar dünyayı. Bu açıklamalar Rusya’yı insanlığın gözünde daha tehditkar bir hale getiriyor.
***
Çaresizlik insanları olduğu gibi devletleri de yanlış kararlar almaya sevk edebilir. Neticesinde devletler de insanlar tarafından yönetiliyor. Umarım Rusya’yı yönetenler köşeye sıkıştıkça yanlış kararlar almazlar.
Daha fazla masum insanın hayatını kaybetmemesi, savaşın daha geniş alanlara yayılmaması ve tüm insanlığı tehdit edecek büyüklükte olayların yaşanmaması için bir an önce bu savaş durmalı. Sorunlar diplomasi yoluyla çözülmeli.

