Bölgede kartları yeniden karacak düzeyde köklü değişiklikler olur mu, henüz kestirmek güç. Ancak yeni denklemlerin oluşacağı aşikar. Bu zamana kadar genellikle üstü kapalı bir şekilde devam eden İsrail-BAE ilişkilerinin ziyaretler ve anlaşmalarla resmiyet kazanması bir hayli ilginç. Türkiye bölge ile ilgili önemli gelişmelere hazırlıklı olmalı.
İçinde bulunduğumuz coğrafya her türlü yeni olasılığa ve gelişmeye açık bir coğrafya. Dış politikamızın yeni gelişmelere ve yeni olasılıklara göre şekillenmesi, alternatif durum planlarının yapılması çok önemli.
Orta Doğu’da olmak kolay iş değil. Başka bir coğrafyada olsak belki işimiz daha kolay olurdu. Ama değiliz. Üstelik de gün geçtikçe daha çok saplanıyoruz Orta Doğu bataklığına. Kurucu iradesinin büyük gayretleriyle yönünü demokrasiye çeviren ülkemiz, gittikçe daha fazla Orta Doğululaşıyor.
***
Orta Doğululaşmak teriminin yaşadığımız coğrafyayı küçük görme anlamı taşımadığını belirtmeliyim. Zaten bölgemizin coğrafi adı Batı Asya’dır. Orta Doğu emperyalist sömürgecilerin verdiği bir isimdir. Batı Asya, emperyalist güçlerin etkisiyle Orta Doğululaşmıştır. Bu etkiyi ifade etmektedir Orta Doğululaşmak.
***
Orta Doğu’nun hak ettiği gibi Batı Asya olması için kendi içinde birtakım devrimleri yapması şarttır. Emperyalist saldırılardan ve iç kargaşalardan kurtulmanın yolu bu devrimleri gerçekleştirmektir. Eğer Orta Doğu’ya bu konuda ümit verebilecek, güneş gibi parlayan bir rehber olmasaydı geleceği karanlık görebilirdik. Ama önümüzde Mustafa Kemal Atatürk’ün ilerici güneşi bütün ışıltısıyla parlıyor, bunca karartma girişimine rağmen!
***
Geri bırakılmış tüm halkların aydınlanma ve ilerleme reçetesi olan bir düşünce sisteminin ülkemizde göz ardı edilmeye çalışılması oldukça üzücü. Özellikle belli bir dönemde Atatürk’e, Atatürkçülüğe ve Atatürkçülere yönelik sistemli saldırılar yapıldı. Fakat milletimizin feraseti ve sağduyusu sayesinde bu saldırılar akamete uğratıldı. Atatürk ilke ve devrimlerine yönelik saldırılar şimdilerde eskisi kadar cüretkar ve açıktan olmasa da üstü kapalı bir şekilde devam ediyor.
***
Bölgeye umut olacak bir düşüncenin yıpratılmaya çalışılması hem ülkemiz için hem de bölge ülkeleri için olumsuz sonuçlara yol açar. Atatürk ilke ve devrimlerinden sapmak ülkemizi telafi imkansız maceralara sürükleyebilir. Atatürk ilkelerinin etkin bir şekilde uygulandığı takdirde ülkemiz, mevcut sorunlarını çözebileceği gibi gelecek için de sağlam temeller atmış olacaktır.

