Pazar, 27 Eylül 2026 27.09.2026
17°C
USD 48,88
EUR 55,69
Altın 6.741
Benzin 80,80
Dizel 93,80

“Tramvay müteahhidi bizi üzdü” demek yeterli mi?

NULL

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yerel bir gazeteye bayram ziyareti sırasında tramvay konusundan da bahsetmiş. 
Şu bizim meşhur tramvay.
Yılan hikayesine dönen tramvay.
İzmit halkını bezdiren, esnafı iflas ettiren tramvay.
Bitiş süresinin üzerinden epeyce zaman geçtikten sonra bugünlerde çalışmaya başlayan tramvay. 
***
Karaosmanoğlu, tramvay inşaatını yapan firmanın hem kendilerini hem de şehri üzdüğünü söylemiş. 
Bunu içtenlikle söylediğini düşünüyorum.
Ama bunu söylemek İzmitlilere çektirilen ezanın sorumluluğundan kendisini kurtarır mı?
Asıl sorumlu Sayın İbrahim Karaosmanoğlu değil mi?
***
Aylarca tozun toprağın içinde kalan, doğal gazı patlatılan, interneti kopartılan, müşterisini kaybeden, hatta iflas eden esnaf için “Şehri üzdü biz de onu üzeceğiz” demenin çok fazla kıymeti olmasa gerek.  
Birincisi yüklenici firmanın bu işi becerip beceremeyeceğini, işi zamanında yetiştirip yetiştiremeyeceğini baştan bilmeleri gerekirdi.
Hangi çağda yaşıyoruz. 
Büyükşehir’in teknik personeli yok mu? 
Mühendisi yok mu?
Bu firmanın bu işin altından kalkıp kalkamayacağını baştan anlamaları gerekmez miydi?
Böylesine bir iş şansa bırakılabilir mi?
***
Şimdi Başkan Karaosmanoğlu, müteahhidin bütün gecikmenin bedelini ödeyeceğini söylüyor.
Ceza maddelerinin tümünün uygulanacağının altını çiziyor.
Bence de doğru; bu mutlaka yapılmalı. 
Hatta o ceza maddelerinin ne olduğu, o firmayla nasıl bir akit yapıldığı açık açık halka da duyurulmalı.
“Sözleşme çerçevesinde bu cezaları uyguluyoruz” denmeli. 
Ben bir vatandaş olarak nasıl bir sözleşme yapıldığını çok merak ediyorum. 
Bunun halktan saklanacak bir tarafı olmasa gerek.
…………………..
Profesör…
Adam profesör olmuş…
Kocaeli Üniversitesi ÇEKO’da ders veriyor.
Adı İlyas Akhisar…
Derste öğrencileriyle tartışmış…
Konunun ne olduğunu bilemiyorum…
Tartışma sonrası bu öğrenciler hoca hakkında BİMER ve CİMER’e şikayet te bulunmuşlar.
***
Hoca bu işe çok sinirlenmiş.
Sonra da kendini tutamamış. 
Öğrenci sistemi üzerinden tüm öğrencilere mesaj göndermiş.
(İmla hatalarıyla dolu bir metin bu)
Kendisini şikayet eden öğrencilere vermiş veriştirmiş.
“Müfteri” demiş.
“Daha çok sıfatı hak ediyorlar” demiş. 
“Onları ……… ile ima ediyorum” demiş.
…… ne demekse?
***
Bir de bu kendisini şikayet eden öğrencilerden beddualarını esirgeyemeyecekmiş. 
İşte bu kişi bir profesör…
Öğrencileri ile kavga eden, onları diğer öğrencilere şikayet eden, beddua eden, müfteri diyen bir profesör.
Öğrenci sisteminde kendi özel duygularını yazan bir profesör…
Hocam size hiç yakışıyor mu, insan öğrencileriyle böyle bir polemiğe girer mi diyeceğim ama bir beddua da bana etmesinden korkuyorum!