Olay, Ankara’da havagazı fabrikasının sökümü sırasında patlak verdi.
Asbest türünün en tehlikesi olan amphibolenin ortalığa yayıldığı iddiası kulaktan kulağa yayıldı.
Ankara’daki meslek odaları hemen devreye girdi.
Odalar, ölçümler sonucunda belli noktalarda yüzde 15 ila yüzde 40 arasında asbest tespit edildiğini duyurdu.
Mahalle halkı tedirgin oldu, kimisi çocuğunu okula bile göndermedi.
***
Ardından, yeterli önlemler alınmadığı için odalar sökümün durdurulmasını istedi.
Ve bunun için mahkemeye gitti.
Mahkeme ise hemen sökümü durdurma kararı alarak bunu belediyeye tebliğ etti.
İşin Ankara kısmı böyle.
***
Ve sonra biz öğrendik ki bu sökülen asbestli parçalar İzmit’e getirilip burada depolanacakmış.
Hatta belki de bir bölümü gelmiştir bile.
Ankara’daki odaların bu müdahalesi olmasa, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melik Gökçek, bu zehirin zehiri, insanların akciğer kanseri olmasına neden olan maddenin İZAYDAŞ’a getirildiğini söylemeyecekti.
Bizim de haberimiz hiç olmayacaktı.
***
Olay gazetelere yansıyınca bizim İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç ta bir açıklama yapmak durumunda kaldı.
Meğer bizim İZAYDAŞ, Ankara’da yıkımı yapan firmaya teklif sunmuş, onlarla anlaşmış ve bu asbestli malzemeler bize gelecekmiş.
Bu malzemeler yakılmayacakmış; İZAYDAŞ’ın tehlikeli madde depolama alanında saklanacakmış.
Bizim burada çevreye ve çalışanlara zararı olmayacakmış.
Kimsenin de tedirgin olmasına gerek yokmuş.
Bir de İZAYDAŞ için bunlar rutin işlemlermiş ve 20 yıldır bu iş yapılıyormuş.
***
Sayın Saraç’ın gazetelere verdiği beyanat doğru ise demek ki, bizim İZAYDAŞ yaklaşık 20 yıldır bu tip asbestli malzemeleri burada depoluyor.
Ankara’daki firmaya teklif verdiklerine göre bu iş ticari bir faaliyet olarak sürdürülüyor.
Yalnızca Kocaeli’nin değil tüm Türkiye’nin zehirli, asbestli malzemeleri bizim buraya geliyor.
***
Bir Kocaelili yurttaş olarak, hatta İZAYDAŞ’in dibindeki Yuvam Akarca Mahallesi’nde oturan bir kişi olarak hem kaygılıyım hem de aklıma birçok soru geliyor.
Mesela İZAYDAŞ, şimdiye kadar başka hangi illerden, ne kadar asbestli malzemeleri getirip burada depoladı.
Mesela İzmir Aliağa’ya yurt dışından getirilip sökülen asbestli gemiler konusu vardı…
TBMM’de ciddi tartışmalara neden olmuştu.
Bu asbestli gemi parçaları da bizim İzmit’e mi getirildi?
***
Ya da asbest dışında başka ne tür zehirli maddeler İzmit’e getiriliyor.
Bunlardan yakılarak yok edilen türler var mıdır?
Türkiye’nin zehirini depolama, ya da yok etme işi bir tek İzmit’in boynunun borcu mudur?
Merak ediyorum ve fena halde tedirgin oluyorum.

