CHP allak bullak.
Sayılar rakamlar havada uçuşuyor.
Muharrem İnce taraftarları kurultay için gereken rakamın yakalandığını söylerken diğer taraf aksini söylüyor.
En başta şunu söylemek gerekir; CHP’de değişim gereklidir.
Buna diyecek bir şey yok.
Ama böyle bir değişim yanlıştır.
***
Yani Muharrem İnce’nin tarzıyla bir değişimden bahsediyorum.
Birincisi İnce’nin bu çıkışı Kemal Kılıçdaroğlu’nu rencide edici bir çıkıştı.
Üstelik verdiği sözü tutmayarak.
Tut ki, İnce’nin tarzıyla bir değişim olsa bile bu doğru bir değişim olamayacaktır.
Ayrıca bu tarz, Sayın Kılıçdaroğlu bırakmayı düşünüyor olsa bile onu bu düşüncesinden vazgeçirten bir tarzdır.
***
Bunları söyledikten sonra ilimizdeki kurultay delegelerine dönmek istiyorum.
Birincisi bu anlamda en önde çalışan kişi Mehmet Ümit Küçükkaya’dır.
Küçükkaya, baştan beri bu konuda net bir duruş sergiledi.
Kendini de saklamadı.
Tutarsız davranmadı.
Milletvekili sıralamasında yer alamaması nedeniyle kendini haksızlığa uğramış olarak görüyor olabilir.
Bu konuda da diyecek bir şey yok.
Nihayetinde siyasete Sayın İnce ile devam edeceğini görüyoruz.
***
Biliyorsunuz, Kocaeli’de kurultay için Alparslan Seymen, Türkan Çimen, Turan Dumlu, Ali Kara, Mehmet Ümit Küçükkaya, Gülay Eyisabuncular, Musa Yılmaz, Yılmaz Uçak, Durmuş Karaboğa, İrfan Keskin, Mehmet Hilal Kaplan, Yakup Törk, Yaprak Fidancı ve Nilgün Düzen imza verdi.
Önce şu gözlemimi paylaşmak isterim.
Bu isimlerin hepsi değerli isimler.
Ben bu isimleri üç kategoride değerlendiriyorum.
***
Birincisi gerçekten, parti ve ülkenin yararına değişim talebinde bulunanlar, böyle hissedenler.
İkincisi Kılıçdaroğlu döneminde rol kapamayıp İnce döneminde rol alabileceklerini düşünenler.
Üçüncüsü “ne şiş yansın ne kebapçılar”; yani her devirde rol almak isteyenler.
Kim kendisini hangi kategori içine koymak istiyorsa koysun.
***
Ama özellikle ilçe başkanı olan kurultay delegelerine şunu söylemek isterim; madem CHP başarısız, madem değişim talebi önemli, o zaman önce siz şu ilçe başkanlıklarından istifa etseniz nasıl olur?
Değişimi hemen başlatmış olursunuz.
***
Bir lafım da Sayın Mehmet Hilal Kaplan’a olacak.
Sayın Kaplan, il başkan adaylığı için cesaret edemediniz, Bekir Yurdagül’ün önünü açtınız, sonra gidip Cengiz Sarıbay tarafında göründünüz.
Bu nasıl bir iştir!
Siz daha ilinizi değiştirme cesaretinde bulunamamışken, genel başkanı değiştirmek iddiası biraz büyük iddia değil mi sizin için!
***
Bir de Sayın Alparslan Seymen’e bakalım.
Sayın Seymen her dönem güçlü olmak ister.
Aktif rol alsa da almasa da perde arkasında elinin hep güçlü olmasını ister.
Seymen, bu süreçte de son ana kadar rengini belli etmedi.
Duyduğuma gören sorulan sorulara yuvarlak cevaplar vererek geçiştirmiş.
***
Ve dünden sonra, birden bire “Değişim” taraftarı oldu çıktı.
Gazetelere, “Kurultay şart, herkes eteğindeki taşları döksün’’ açıklamaları yapıyor.
Şimdi sormak lazım, hayırdır Alparslan bey, birden bire size ne oldu!
Maden değişim istiyordunuz, neden baştan beri Küçükkaya gibi açık açık söylemediniz?
Yeni bir şeyler mi fark ettiniz?
Yoksa İzmit düşleri mi görüyorsunuz?

