Ramazan ayı birileri için gösteriş ayı olmuş.
Beş yıldızlı otellerde, şatafatlı sofralarda oruçlar açılıyor.
Yemeklerin yarısı çöp oluyor.
Doğal olarak da işin özünden uzaklaşılıyor.
***
Empati yok, başkasının halinden anlamak yok.
Oruç tuttun mu, tuttum!
Aslında şu gösteriş ve şatafat konusu ülkenin bir sorunu haline gelmiş durumda.
Birileri oldukça lüks bir hayat sürerken birileri yiyecek ekmeği zor buluyor.
***
Makas açıldıkça açılıyor.
Sadece yemek konusu değil bu.
Görmemişlik, aç gözlülük, sonradan görmelik, savurganlık almış başını gidiyor.
***
Son günlerde ülkenin gündemi ekonomi.
Hepimiz görüyoruz.
İş dünyası sıkıntılı, vatandaş sıkıntılı…
Döviz almış başını gitmiş.
Döviz arttıkça ülke yoksullaşmış.
***
Ama bir yandan da lüksten ödün vermeyen, döviz arttıkça zenginleşen bir kitle var.
Onların işi tıkırında.
İşte tüm bunları gördükçe insan bazı şeylerden iyice soğuyor.
***
Lafı Saadet Partisi’nin iftarına getirmek istiyorum.
Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun mitingi sonrası, etkinliğe katılanlar Perşembe Pazarı alanında yer sofralarını kurdu.
Şatafat yok, lüks yok, özenti yok, israf yok.
Kardeşçe ekmeklerini paylaştı ve oruçlarını açtılar.
Hiçbir şeyleri de eksilmedi.
***
Bu yoksul ülkenin artık savurganlığa, lükse tahammülü kalmamış olması gerekir.
Sıkıntı var.
Sıkıntı büyük.
***
Eğer bu ülke düze çıkacaksa önce herkes kendinden başlayacak.
Lükse, israfa prim vermeyecek.
Elindekini paylaşmayı bilecek.
Tüketen değil üreten olacak.
En başta da siyasi partiler bunun öncüsü olacak.

