Perşembe, 24 Eylül 2026 24.09.2026
6°C
USD 48,84
EUR 55,75
Altın 6.737
Benzin 80,80
Dizel 96,70

Güney Amerika (16)

Güney Amerika (16)

“Gümüş Ülkesi” Arjantin

Gümüşün Peşinde: Geniş Caddeler ve Demir Çiçekler

Dünyanın en büyük gümüş yataklarının üzerinde oturduğumu bilmek insana kendini bir tık zengin hissettiriyor. Zaten ülkenin ismi olan Arjantin, Latince gümüş anlamına gelen Argentum’dan geliyor. Hatta şehre can veren o devasa nehrin adı da Rio de la Plata, yani “Gümüş Nehir”. Nehir dediğime bakmayın, 50 kilometre genişliğiyle bana daha çok uçsuz bucaksız bir denizi anımsattı.

Tarihin Tozlu Sayfaları

Buraya ilk İspanyollar 1510’da uğramış ama Guarani yerlileriyle pek anlaşamamışlar sanırım; geri dönmeleri 1540’ı bulmuş. Tabii kaderlerini değiştiren asıl isim General San Martin. 1818’de “Yeter artık bu sömürgecilik!” diyerek bağımsızlığı ilan etmiş.

Siyasi tarihleriyse biraz karışık; 1935’te ipleri İngilizlere kaptırmışlar, sonra 1946-1952 arası meşhur Peron dönemi başlamış. 1996’ya kadar da maalesef darbe silsileleriyle boğuşmuşlar. Ama her şeye rağmen o dik duruşlarını bozmamışlar.

Şehir Dediğin Izgara Gibi Olur

Buenos Aires tam bir planlama harikası. Şehri ızgara sistemi ile kurmuşlar; bir sokağa girince kaybolmak yetenek istiyor. Caddeler o kadar geniş ki, karşıdan karşıya geçene kadar mevsim değişebilir! Her yer park, her yer yeşil. Ama tabii her madalyonun öteki yüzü var; üniversitenin hemen yanında o meşhur gecekondu bölgeleri de şehrin bir gerçeği olarak karşımıza çıkıyor.

Şehrin Sembolleri ve Eva Peron

Şehrin neresine gitsem Eva Peron’un (Evita) ruhu benimle gibi. Onun anısı her yerde taze. Ama benim asıl favorim, 1986 yapımı o devasa Demir Çiçek (Floralis Genérica). Üniversitenin hemen yanında yükselen bu metalik dev, güneşle beraber açılıp gece olunca kapanıyor. Tam bir mühendislik ve sanat harikası! Bir de tabii ki futbolun kalbi Boca mahallesini unutmamak lazım; renkli evler ve o bitmek bilmeyen futbol aşkı…

Bifteğe Mola: Paskalya Ruhu

Şansıma bugün Paskalya orucunun son günü, yani İsa’nın ölüm günü. Koskoca Arjantin’deyim ama “kırmızı et” dosyasını kısa süreliğine kapattık. Bugün ve yarın et yemek yasak. Dünyanın buğday ambarı sayılan, kuzeyi bereketli topraklarla dolu bir ülkede aç kalmam elbet ama gözüm o meşhur Arjantin bifteklerinde kalmadı değil!

Kısa Kısa Notlarım:

Yüzölçümü: Türkiye’nin tam 4 katı ama nüfus sadece 40 milyon.

Nüfus Dağılımı: 16 milyonu Buenos Aires’te yaşıyor. Güney tarafları biraz ıssız, “burada kimse yaşamıyor mu?” dedirtiyor.

Ekonomi: Kuzey tarafı buğday üretiminde dünya devleriyle yarışıyor.

Şimdi bir kahve alıp bu geniş bulvarların ve 24 saat yaşayan şehrin tadını çıkarmaya devam ediyorum. Yarın Tango gecesine yerimi ayırttım, menüde Arjantin bifteği olacak; et yasağından bana ne.

Sağlıcakla kalın.