Pazartesi, 21 Eylül 2026 21.09.2026
24°C
USD 48,70
EUR 55,90
Altın 6.827
Benzin 80,70
Dizel 96,60

Termostatı Açan Biber

Termostatı Açan Biber

Yolunuz Adapazarı’na düşerse ne yapılır?

Tabii ki ıslama köfteci Mustafa Usta’ya gidilir. Geçenlerde ben de öyle yaptım. Yanına buz gibi şıra, masaya da o meşhur, minik süs biberleri (namıdiğer çuşka) geldi.

Ben ki acıya meydan okumayı seven adamım; başladım biberleri kırt kırt yiyip yutmaya. “Abi daha acısı yok mu?” dedikçe masaya yeni takviyeler geldi. İş artık dükkandakilerin ilgisini çeken bir gövde gösterisine dönmüştü ki, yan masadan kravatlı bir beyzade kibarca uzandı:

“Buyurun, bir de bunu deneyin.”

Elinde yarısı kesilmiş yeşil bir biber vardı. Teşekkür edip, özgüven patlamasıyla biberi tek hamlede ağzıma attım. Kırt, kırt ve yutuş…

Sonrası mı? Aman Allah’ım! Ağzıma şalomadan alev tutulmuş gibi bir yangın! Soluğu lavaboda aldım, çalkala çalkala nafile. Kan ter içinde, kıpkırmızı bir halde masaya döndüm. Şırayı ağzımda bekletiyorum ama saniyeler içinde şıra ağzımda kaynıyor! Dükkandaki müşteriler halime bıyık altından gülüyor, “Oh olsun” bakışları fırlatıyor.

Biberi veren abiye zar zor çıkıştım:

“Yahu bu ne biçim biber?”

Sakince cevap verdi:

“Özel getirtmiştim, hepsini birden yutmamalıydın…”

Tam o esnada Mustafa Usta masaya yanaşıp kulağıma eğildi:

“Açtı mı termostatın şimdi?”

O gün bugündür, ne zaman acı bir biber görsem ağzım hafifçe karıncalanır. Hazır dilimiz yanmışken, gelin bugün biraz şu acı meselesinden bahsedelim.

Beynimizin “Acı” İle İmtihanı

Aslında acı biber yediğimizde ağzımız fiziksel olarak yanmıyor; içindeki kapsaisin maddesi yüzünden beynimiz bizi fena halde kandırıyor. Yaygın inanışın aksine acıyı veren tohumlar değil, biberin içindeki o beyaz etli kısımlardır. Bu madde, beynin aşırı sıcak yiyeceklere tepki veren sinirlerini tetikliyor. Yani beyniniz, o sırada kaynar çay içtiğinizi sanıyor!

Peki, biberlerin bu delilik seviyesi nasıl ölçülüyor? Scoville Ölçeği (SHU) ile. Meraklısına popüler biberlerin acılık karnesini şöyle bırakayım:

Dolmalık Biber: 0 SHU (Melek gibi)

Jalapeño Biberi: 2.500 – 8.000 SHU (Isınma turları)

Türk Acı Sivri Biberi: ~10.000 SHU (Milli gururumuz, kararında acı)

Samandağ Biberi: ~50.000 SHU (Hatay’dan selamlar, yakar)

Habanero Biberi: 100.000 – 350.000 SHU (Ciddileşen ortam)

Carolina Reaper: 1.500.000 – 2.200.000 SHU (Dünyanın en acısı, tam bir canavar!)

Bitki Bile Strese Girince Acılaşıyor!

İsim benzerliğinden dolayı acı biberin anavatanını Şili (Chile) sanıyorsanız yanılıyorsunuz. En yaygın yetiştiği ülkeler Fas, İspanya, Mısır ve Kenya. Ülkemizde ise bu işin kalbi Bursa Yenişehir’de atıyor.

İşin en ilginç kısmı ise biberlerin psikolojisi! Seralarda yetiştirilen biberlerin ortam sıcaklığı iyi ayarlanırsa acılığı artmıyor. Ancak sıcaklık kontrol edilemeyip ortam aniden ısınırsa, bitki tabiri caizse “sinirleniyor”, strese giriyor ve kendini korumak için acılaşıyor. Bitki büyüdükçe ve olgunlaştıkça da bu acılık zirve yapıyor.

Kulaklara küpe tavsiye: Eğer acıyla aranız yoksa Carolina Reaper’dan (ve ıslama köftecinin yan masasındaki gizemli adamlardan) şiddetle uzak durun. “Biraz heyecan olsun” derseniz bizim yerli çuşka biberimiz gayet yeterli.

Ve en önemlisi; olur da bir gün benim gibi “termostat hikayesine” dönerseniz, masadaki suya asla sarılmayın. Kapsaisini su çözmez, hemen bir bardak soğuk süt isteyin.

Herkese acısız, tatlı günler dilerim!

Kıymetli Dostlarım,

2025 yılının Ocak ayında anjiyo olmuş ve kurul kararı ile (stent veya bypassa gerek kalmadan) adeta 4,5’tan 5 ile sınıfı geçmiştim. Benim gibi bu süreçten tam not alıp geçemeyenleri üniversiteden bir yetkili aradı.

“Kendi rızanızla gelirseniz, yeni cihazımızla kalbinizi bir kez daha kontrol etmek isteriz,” deyince, onların da kalbi kırılmasın diye teklifi kabul ettim.

Sözü fazla uzatmadan; siz bu yazıyı okurken ben Kocaeli Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü’nde bir kez daha anjiyo oluyor olacağım. İyi dileklerinize ve dualarınıza talibim.

Sağlıcakla kalın.

1 Yorum

  1. Bende, Siz acı biberi yiyince anjiyo gerek kalmadı diye yazacaksın sanmıştım.
    Yazı sonuna kadar fikrim Adana’da dolaştı.