Perşembe, 1 Ekim 2026 01.10.2026
18°C
USD 49,02
EUR 55,66
Altın
Benzin 84,90
Dizel 97,40

Başka bir dünya mümkün

NULL

Zor bir yılı geride bıraktık. 2020, tüm dünya için fazlasıyla sıkıntılı geçti. Depremler, afetler, kazalar, çatışmalar, insanlık dramları ve tabii pandemi…  İnsanlık, yüz yılda bir yaşanabilecek büyük bir felaketle, küresel bir salgınla karşı karşıya kaldı. Bundan yüzlerce yıl sonra, gelecek nesiller bu pandemi dönemini ve bu dönemde yapılan hataları tarih kitaplarında ibretle okuyacaklar.
Virüsün ortaya çıkmasında ve yayılmasında belki kasıt yoktu ama yapılan büyük hatalar vardı. Dünya Sağlık Örgütü’nden, ülke yönetimlerine kadar sayısız kişi ve kurum hayati hatalar yaptı. Bu hataları buraya sıralamaya kalkarsak birkaç yazının konusu olur. Zaten çoğu kişi de neyin ne olduğunu biliyor.
***
Yıl boyu yaşanan felaketlerden dolayı 2020 yılı hiç sevilmedi. Çoğuna göre berbat bir yıldı ki gerçekten öyleydi. Belki de bu yüzden 2020, günah keçisi ilan edildi. İnsanlar, 2020 yılının bir an önce bitmesini iple çekti. 
2020 yılı bittiğinde her şeyin düzeleceğini ummak, umutlu olmak güzel bir şey ancak altı doldurulmamış umutlar çoğunlukla hayal kırıklığıyla biter. Umut, iyi bir kahvaltı fakat kötü bir akşam yemeğidir.
***
Geride kalan yılın kötü geçmesinin sebebi yılın adı değil, o yılın felaketlerle dolmasına sebep olan insanlardı. Aynı hatalar, sorumsuzluklar, iş bilmezlikler yeni yılda da yapılırsa 2021 yılının da iyi geçmesini bekleyemeyiz. 
Sadece yılın adı değişti diye bir şeyler düzelmez. İnsanlar, davranışlarıyla düzeltebilir ancak. Savaşlar kendi kendine çıkmaz, insanlar çıkartır. 
Afetler, salgınlar, felaketler belki bizim elimizde olmayan olaylardır ama onlara önlem alabiliriz. Bu çağda, teknolojinin geldi bu noktada, insanlığın sahip olduğu bunca olanağa rağmen hala insani trajediler yaşıyorsak bunun özeleştirisini yapmalıyız.
***
Dünyanın durumu kötüye gidiyorsa bizim hatamız, ihmalimiz, eksikliğimiz, kusurumuz var demektir. Suçu kadere, doğaya, virüslere atmak kolaycılık olur. İnsanlık günümüzde her türlü zorluğun üstesinden gelecek imkanlara sahip. Buna rağmen işler kötüye gidiyorsa sorunu kendimizde aramalıyız. 
Virüsün yayılmasını neden önleyemedik, depreme karşı dayanıklı yapılar neden yapamıyoruz, sellerde, heyelanlarda neden insanlarımız hayatlarını kaybediyor, neden birbirimizle savaşıyoruz, kitlesel katliamlar neden yapılıyor?
Ve en önemlisi: Gerçekten istesek bunların önüne geçemez miyiz?
***
Tabii ki geçeriz. Başka bir dünya mümkün. Yeter ki isteyelim. Yeter ki insanlığın sahip olduğu imkanlar bir grup azınlığın çıkarları için değil, tüm insanlığın ortak çıkarları için kullanılsın.
Koronavirüs aşısının bulunması karanlık geçen zor bir yılın ardından şafağın sökmesi anlamını taşıyor. Aşılama çalışmalarının planlı bir şekilde yapılması ve aşının herkese ulaşması çok önemli. Adaletli olunmalı. Aşıdan sadece bir grup ayrıcalıklı elit veya gelişmiş ülkeler değil, tüm dünya insanları faydalanmalı. Aşının fakir ülkelere de ulaşması sağlanmalı.
***
Aşının bulunması 2021 yılı için umut verici bir gelişme olsa da koronavirüs önlemlerine uymayı ihmal etmemeliyiz. Çünkü aşılama süreci uzun bir süreç. Bu süreç tamamlanana ve insanlık pandemiyi yenene kadar tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor. 
Zor geçen 2020 yılının ardından 2021 yılı hepimiz için güzellikler getirsin. Umut olsun. Ayakları yere basan, gerçekçi umutlar… Her şey bizde bitiyor. Biz istersek, gerçekten istersek dünya daha güzel bir yer olabilir.