Çarşamba, 30 Eylül 2026 30.09.2026
14°C
USD 49,00
EUR 55,61
Altın 6.588
Benzin 80,80
Dizel 93,80

Sizi en iyi biz anlarız

NULL

Türkiye 30 Ekim’de İzmir’de meydana gelen depremle sarsıldı. Merkez üssünün Ege Denizi’nde Seferihisar açıkları olduğu belirtilen deprem, İzmir’de ve çevre illerde şiddetli bir şekilde hissedildi.
Depremden en çok etkilenen kent İzmir olsa da tüm Türkiye bu felaketin acısını yüreğinde hissetti. İzmir Depremi’nde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun İzmir, kalbimiz ve dualarımız sizinle.
***
Depremden sonra Türkiye tek yürek oldu. Ülkemizin her yerinden İzmir’deki depremzedelere yardımlar gönderildi. Hem İzmirliler kendi içinde hem de tüm Türkiye İzmir ile örnek bir dayanışma gösterdi. Depremin acıları henüz çok taze ve yaraların sarılması için zamana ihtiyaç var. 
Hepimizi derin bir üzüntüye boğan İzmir Depremi, ülkemize deprem gerçeğini de yeniden hatırlattı. Depremde meydana gelen yıkımların belli bölgelerde yoğunlaşması yapılaşmayla ilgili bazı sorunların olduğunu gösteriyor.
***
Türkiye bir deprem ülkesi. Her an depreme hazırlıklı olmak zorundayız. Yapılarımızı bu gerçeğe göre inşa etmeli, yapılarımızın inşa edildiği bölgeleri bu gerçeği göz önünde bulundurarak belirlemeliyiz.
Ülkemiz geçmişten bu yana birçok deprem yaşadı. Yaşadığımız acılardan ders çıkarmalıydık. Ama maalesef çıkarmadık.
Bundan 21 yıl önce başımıza gelen büyük felaketten ders almadık. 17 Ağustos Depremi’nde kaybettiğimiz canların acısı hala içimizi yakmasına rağmen, depreme karşı ciddi bir hazırlık yapmadık. 17 Ağustos 1999’da hepimiz yakınlarımızı, dostlarımızı, sevdiklerimizi kaybettik. Hepimizin yüreğinden bir parça o enkazların altında kaldı.
***
Deprem gerçeğini en iyi bilen kent biziz. O büyük felaketin nasıl acı sonuçlar doğurduğunu en iyi Kocaeli halkı bilir. Bu yüzden de İzmir’i en iyi biz anlarız.
17 Ağustos Depremi gibi büyük bir felaket yaşamış bir ülkede deprem duyarlılığının üst düzeyde olması gerekir. Fakat 21 yıl boyunca geçen sürede depreme karşı ciddi bir hazırlık göremiyoruz.
Aradan geçen yıllarda depreme hazırlık için harcanması gereken paraların nereye harcandığına dair toplumun bazı kesimlerinde soru işaretleri var. Depreme karşı hazırlık için harcanması gereken paraların farklı alanlarda harcandığı iddiaları ortaya atılıyor. Bu iddialar doğruysa, durum çok vahim demektir. Yanlışsa, bu iddialara karşı kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapılmalı.
***
Deprem bir beka meselesidir. Deprem konusunda topyekün bir seferberlik ilan edilmeli. Ülkeyi yönetenler, siyaset mekanizması, sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve özellikle de uzmanların öncülüğünde depreme karşı sağlıklı planlamalar yapılmalı. 
Yapılacak çalışmalarda temel görev devlete düşüyor şüphesiz. Biz vatandaş olarak bir yere kadar önlem alabiliriz. Fazlasını yapamayız. Deprem çantası hazırlayabiliriz mesela. Ya da eşyaları sabitleyebiliriz. Zemin etüdü yaptırabilir, binalarımızın sağlamlığını uzmanlara kontrol ettirebiliriz. Ancak planlı ve eşgüdümlü bir afet hareket planlamasını devlet yapabilir.
***
Felaket zamanlarında siyaset olmaz. Siyasetçilerin ve ülkemizi yöneten tüm erklerin afet dönemlerinde tam bir uyum içinde çalışması çok önemli. Geçmişte yaşadığımız acıların tekrarlanmaması için depreme karşı hazırlıklarımızı zaman kaybetmeden yapmalıyız. 
Halkımız zor zamanlarda birlik olmayı, tek yürek olmayı iyi bilir. Dayanışma ruhuna sahip bir milletiz. Ülkemizi yöneten siyasetçiler de bu aziz milletin bir ferdi olduğuna göre aynı dayanışma ruhunu siyaset mekanizmasından da beklemek yanlış olmaz. 
Milli meselelerde siyasi görüş farkı ve ideoloji gözetmeksizin birlik olmak gerekir. Depremle mücadele de milli bir meseledir. İktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyaset mekanizması uyum içinde olmalıdır. Ülkemizle ilgili her meselede olduğu gibi bu meselede de bizi birlik güçlü kılacaktır.