Salı, 28 Temmuz 2026 28.07.2026
27°C
USD 47,38
EUR 53,84
Altın 6.162

Taksiciden Futbolcuya:Bir Mısır ve El Salvador Hatırası

Taksiciden Futbolcuya:Bir Mısır ve El Salvador Hatırası
🎧 Sesli Özeti Dinle

Çok ülke gezmiş olmanın en büyük faturası, her ortamda peşinizi bırakmayan o malum sorulardır: “Hangi ülkeyi beğendin?”, “Orası gerçekten anlatıldığı kadar ilginç mi?” İnanın, hepsi ayrı bir macera!

Mesela El Salvador… TikoBus otobüsümüz iki kanatlı devasa demir kapılardan geçip, etrafı dört metreden yüksek duvarlarla çevrili bir avluya girdi. Kapılar arkamızdan kilitlendi ve muavin o rahatlatıcı (!) açıklamayı yaptı:

“Burası pek güvenli değil, geceyi firmanın misafirhanesinde geçireceksiniz. Asla dışarı çıkmayın, ana caddeden uzaklaşmayın ve paranızı emanete bırakın.”

O yıllarda sokaklarında güvenle yürünemeyen, her dükkânın kapısında Kalaşnikoflu özel güvenliklerin beklediği, mafya ve çetelerin cirit attığı tam bir keşmekeş hâkimdi. Çete destekli işportacılar mağaza önlerine branda gerip sebze satıyor, yarı çıplak insanlar sokaklarda sersefil yatıyordu. Hatta meşhur bir hamburgerciden aldığım menü bile içeride oturmama yeterli görülmemiş, güvenlik zoruyla kapı önüne konmuştum! Neyse ki şimdilerde haber alıyorum da Devlet Başkanı Nayib Bukele çeteleri toplayıp hapse tıkmış; El Salvador’u suç örgütlerinden temizleyip huzur ve güvenliği sağlamış. Ülke nihayet rahat bir nefes almış.

Gelelim herkesin merak ettiği Mısır’a…

Dahab’dan bindiğimiz dandik otobüsten Kahire’ye sabahın köründe indik. Şehrin göbeğindeyiz ama ortam adeta Mecidiyeköy’ün tozlu, kaotik bir versiyonu. Telefonumun ekranı kırık, tamir ettirmemiz lazım. Otobüsteki esmer, kıvırcık saçlı bir üniversite öğrencisi kız sağ olsun, bize bir kartvizitin arkasına telefon tamircisi bulabileceğimiz adresi yazdı. Mısır’da taksicilerin turiste fahiş fiyat çektiğini bildiğimden, “Kıza gel beraber gidelim, taksiyi sen tut, normal fiyata gidelim” dedim. İşine geldi, kabul etti.

Peki çantaları ne yapacağız? Otobüs yazıhanesindeki gence sorduk, bizi viyadüğün altındaki kontrplaktan yapılma bir kulübeye yönlendirdi. Ne güvenlik var ne de teslim alan bir görevli! Telle tutturulmuş kapıyı açtık, içeride köşede duran dört beş çantayı görünce “Demek ki bir şey olmuyor.” deyip kendi çantalarımızı da attık içeri. Teli çiviye tekrar dolayıp koştuk taksiye…

Taksiye bindik; radyoda son ses Kur’an-ı Kerim çalıyor. Kız öne geçti, biz Aliço’yla arkadayız. Yolda kız ineceği yere gelip ayrıldı. Biz yola devam ederken, şoför bir köprünün üzerinde aniden arabayı sağa çekti. Dönüp bize bakarak patlattı bombayı:

“Kız size söyledi değil mi? Ücret kişi başı kırk Paund. İki kişi seksen Paund vereceksiniz.”

Bırakın Mısır’ı, dünyanın neresinde takside kişi başı ücret alınmış? “Dolmuş mu ulan bu! Yürü git!” diye bir çıkıştık, tartışma kıyamet devam etti. Sonunda eski apartmanların olduğu bir caddede durduk. Radyodan yükselen Kur’an sesinin arasında kavga büyüdü. Bir sene İmam Hatip’e gitmiş olan bizim Aliço, artık pes edip “La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” diye bir haykırdı; bütün mahalle camlara, balkonlara döküldü!

Biz “Vermeyiz o parayı.” dedikçe utanmaz adam son kozunu oynadı: “Tamam kırk verin ama döndüğünüzde çantalarınızı bulamazsınız!”

İşte orada sesimiz kesildi. İnsan para için bu kadar mı çirkefleşir? Sesimi mecburen yumuşatıp, “Al şu altmışı.” diye uzattım. Parayı kaptığı gibi, yüzündeki o iğrenç gülücükle ve radyoda son ses çalan Kur’an’la basıp gitti. Gökyüzünü gösterip “Allah görüyor!” demekten başka çaremiz kalmadı.

Geçenlerde haberleri izlerken tam da bu Mısır maceram geldi aklıma… Beşiktaş’ın transfer etmek istediği o yaşı geçkin Mısırlı futbolcu var ya; hani pazarlıklar tam bitti, el sıkışıyoruz derken alıcının iştahını görüp menajeri üzerinden absürt taleplerini güncellemeye başlayan…

Aynı Kahire’deki o taksici zihniyeti! Ne diyelim… Geçmiş olsun Beşiktaş’ıma.

Mısır ve El Salvador Üzerine Küçük Bir Not:

El Salvador’da Nayib Bukele’nin radikal çete operasyonlarıyla yakaladığı güvenlik başarısı ortada. Peki, Sisi Mısır’ı düzeltebilir mi sizce?

Benim şahsi kanaatim; Mısır’daki sorun sadece bir asayiş meselesi değil, köklü bir bürokrasi, yüksek nüfus baskısı ve toplumsal dokuya işlemiş bir sosyo-ekonomik sistem meselesidir. Dolayısıyla Bukele’nin El Salvador’da uyguladığı “sert polisiye tedbirler” modeli, Mısır’ın bu çok katmanlı yapısını tek başına düzeltmeye yetmeyebilir. Kahire’deki o taksici zihniyeti değişmedikçe, işlerin sadece lider değişimiyle yoluna girmesi pek kolay görünmüyor.

Sağlıcakla kalın.

Yorum yazın

Kocaeli Çınar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin