Sık sık alışveriş yaptığımız zincir marketlerden birinde son günlerde tek bir kasa görüyordum. Ve doğal olarak önünde uzun bir kuyruk…
Yeni bir kasa açtırma talebinde bulunduğumda görevli gergin bir şekilde kasiyersiz otomatik kasaları işaret etti. O tarafa yöneldiğimde gözündeki yakın gözlükler burnundan aşağı düşmek üzere olan belli yaştaki kişiler, ellerindeki ürünler ve bip bip sesleriyle birlikte ısrarla “Lütfen ürünü okutunuz. Lütfen ürünü seçiniz” diyen oldukça kibar mekanik sesi susturamadıkları için çaresizce görevli aramaktaydılar.
Hemen yanındaki otomatik kasadaki genç müşterilerse bip bip sesleriyle çabucak işlerini bitirip, kibar mekanik sesi yormadan, oldukça memnun bir şekilde ayrılıyorlardı marketten.
Oysa ben memnun değildim işim bittiğinde. Öyle ya da böyle tamamlanır alışveriş. Biraz geç, biraz erken. Ne önemi var?
Birbirimize hatır sorduğumuz güler yüzlü kasiyerlerin bazılarını neden göremediğimi anladım. Gittikçe kolaylaşan hayatların ardındaki zorlaşan hayatları düşündüm…
Üzüldüm…
Düşündüm…
Eski hayatlarımızın bir ritmi vardı. Daha sakin… Daha telaşsız…
Yediden yetmişe dediğimiz yaş grubu bile değişti şimdilerde. Herkesin elinde akıllı telefonlar. Gözümüzü açtığımız andan başlayarak uyuyana dek kim bilir kaç kez dokunuyoruz ekranlara. Kim bilir kaç kez geçiyoruz bir linkten bir linke…
Yukarı kaydırdığımızda gökyüzüne tırmanıyor gibi bir merak ve heyecanla kaydırdığımız ekran görüntüleri…
Her tıklamayla bölünen odağımız…
Bir yazının tamamını okuyamadan açılan başka ekranlar…
Şok gelişmeleri tıklayıp girdiğimiz şoklar!
Tıklaya tıklaya sepete attığımız ürünler…
Tüket.
Tüket.
Daha çok tüket.
Satın almak için tıkla.
İzlemek için tıkla.
Alışveriş için tıkla.
Beğen, tıkla.
Abone ol, tıkla.
Tıkla…
Tıkla…
Yorulan parmaklar…
Karışan zihinler…
Odaklanamamak için tıkla…
Tıkla…
Her tıkla ömrümüzden eksilen sayfalar…
Yukarı kaydırdığımız her ekranda aşağı doğru kayıp giden zamanımız…
Koşarken yakalayamadığımız hayatlarımız…
Daha çok bağlantıyla çoğalan yalnız hayatlarımız…
Ve bazen…
Bir market kasasında bile özlüyor insan, insana değen hayatı…

