Perşembe, 8 Ekim 2026 08.10.2026
9°C
USD 49,20
EUR 55,09
Altın 6.498
Benzin 85,10
Dizel 90,50

(10)YMCA ve Keçi Yılı

(10)YMCA ve Keçi Yılı

Daha önce de bahsettiğim gibi San Diego; ideal iklimi, kilometrelerce uzanan plajları ve Meksika sınırındaki Tijuana şehrine yakınlığıyla önemli bir turizm merkezi. Köpek sahiplerinin evcil hayvanlarıyla denize girebildiği “Dog Beach”ten, doğallığı tercih edenlerin uğrak noktası olan “Black’s Beach”e kadar pek çok farklı seçeneğe sahip.

Şehir aynı zamanda denizcilik alanındaki tarihi önemini de koruyor; ABD Deniz Kuvvetleri Pasifik Filosu’nun ana üssü ve komuta merkezi burada bulunuyor. Gezip gördüğüm yerler arasında doğaya önem veren “SeaWorld” tema parkı ile dünyaca ünlü San Diego Hayvanat Bahçesi ve San Diego Safari Parkı da vardı.

Diğer taraftan, devasa ve kalabalık komşusu Los Angeles sakinleri için San Diego; tıpkı İzmitlilerin gözünde Değirmendere neyse, tam olarak o tadı veren huzurlu bir kaçış noktası.

Bir gün Albert ile Downtown’da yürürken bana sordu:
— “Sen Türkiye’de askeri tersanede (Naval Shipyard) çalışıyordun, değil mi?”
— “Evet,” dedim.
— “Bak şimdi seni bir yere götüreceğim,” diyerek kapısında kocaman YMCA yazan azametli bir binaya soktu beni.

İçerisi halı kaplı devasa bir salondu. Girişin sol tarafı oldukça lüks döşenmiş bir restoran, sağ tarafı ise tam teşekküllü bir spor ve sağlık merkeziydi. Sauna, buhar odası, jakuzi, şok havuzları, kapalı yüzme havuzu, basketbol sahası, bilardo ve pinpon masalarına kadar ne ararsanız vardı.

Girişin hemen yanındaki sürgülü kapının arkasında, oldukça kilolu genç bir hanımefendi görevliydi.
(İçimden, “Onca spor tesisinin başında durup zayıflamak için hiç çaba sarf etmemek ne yaman çelişki!” diye geçirmeden edemedim.)

Albert beni tanıştırdı. Görevli kimliğimi istedi; Gölcük Tersanesi Komutanlığı kartıma bakınca bir an yüzüne hüzün çöktü.
“Depremi yaşadınız mı? Yakınlarınızı kaybettiniz mi?” gibi sorular sordu. Müteessir olduğu her halinden belliydi.

Bana hemen sınırsız süreli, hiçbir katılım payı gerektirmeyen, fotoğraflı ve sütlü kahve renginde bir kart hazırlayıp verdi.
— “Şu andan itibaren salonlarımızdan ücretsiz, konaklama ve restoran kısımlarından ise indirimli yararlanabilirsiniz,” dedi.

Albert,
— “İstersen hemen kullanmaya başlayabilirsin. Sen burada takılırken ben de alışveriş yaparım, iki saat sonra seni almaya gelirim,” dedi.

Güzel kalpli görevli havlu, tek kullanımlık terlik, bone ve dolap anahtarını uzattı. Soyunup duşumu aldıktan sonra havuza atladım. Oyun parkı görmüş bir çocuk gibi her yere girip çıktım. Buhar odalarında ve duşlarda insanların oldukça rahat, hatta tamamen çıplak dolaşmalarına şaşırmadım değil.

Çıkarken ıslak boxerımı santrifüje attım; üç dakikada kupkuru oldu.

Giyinip çıktığımda Albert gelmişti.
— “Birazdan Tanya gelecek, sana bir sürprizimiz var,” dedi.

Tanya bizi aldığında akşam olmuştu. Sahildeki çok büyük bir “Chinatown” restoranının otoparkına park ettik. Tanya bana dönüp,
— “Kimliğini yanına almayı unutma,” dedi.

İçimden “Burada benim kimliğimi ne yapacaklar?” diye sorsam da “Tamam,” dedim.

Restoran dört katlı bir bina düşünün ama içerisinde hiç merdiven yok. Katlar arasında tekerlekli sandalyelerin de çıkabileceği eğimde, halı kaplı döne döne ilerleyen bir yürüyüş yoluyla masamıza ulaştık. Binanın ortası boşluktu ve aşağı baktığınızda gerçek bir maden sahası görüyordunuz. Raylarda giden dekoviller, ışıklı baretleriyle kazma sallayan madenciler… Hepsi robottu ama çok dikkatli bakmazsanız gerçeğinden ayırt edemezdiniz.

Masada daha önce hiç görmediğim çeşit çeşit yiyecekler, incecik porselen kaselerde soslar vardı. Çubuk kullanmaya biraz alışınca, bir pirinç tanesini bile tabaktan alabilir hale geldim.

Hesap istendiğinde Tanya,
— “Mesut, kimliğini verir misin?” dedi.

Kimliğim paralarla birlikte gitti. Bir süre sonra garson kız, yanında koca bir tabak tatlıyla döndü. Geleneksel “Tang Yuan” tatlısıymış, afiyetle yedik.

Sonra Tanya işin aslını anlattı: Doğum tarihim, Çin takvimine göre *“Keçi Yılı”*na denk geliyormuş. Restoranın o dönemki kampanyası gereği, Keçi Yılı’nda doğan misafirler ücretsiz ağırlanıyormuş. Böylece o akşam Keçi Yılı’nda doğmuş olmanın keyfini sonuna kadar çıkardım.

Sağlıcakla kalın.

3 Yorum

  1. Evet YMCA spor salonuna bende USA Florida Tamapa da ücretsiz üye olmuş ve 24 saat açık olan bu devasa salonda spor yapmıştım.
    Türkiye de benzerleri olması dileğiyle.

  2. Konfor; güzel,haz veriyor ama biraz miskinlik yaratır insanda; kısa sürmesi iyidir.
    Kaleminize sağlık değerli arkadaşım 🙏🏻