Basını takip edenler görmüştür; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ‘reklam
ve tanıtım’ işi için çok büyük bir ihaleye çıkıyor.
24 Nisan günü gerçekleştirilecek ihale kapsamında “500 kişilik
medya kampı” da yapılacakmış.
Proje kapsamında kente davet edilen gazeteciler, 5 yıldızlı otellerde
ağırlanacaklar; yiyecekler, içecekler, gezecekler.
***
Elbette masrafların hepsi Büyükşehir’den.
Listeye bakıldığında çoğunlukla AKP’ye yakın gazeteciler göze
çarparken, araya bazı muhalif gazetecilerin de serpiştirilmiş olduğu
görünüyor.
Muhalif gazetecilerin bu kampa katılıp katılmayacağını şuan
bilemiyoruz.
Zamanı gelince göreceğiz.
***
Elbette bu büyük bütçeli ihaleyi hangi firmanın kazanacağı takip
edilmesi gereken bir konu fakat Büyükşehir’in bu kadar büyük bütçeli
reklama neden ihtiyaç duyduğunu da ayrıca sormak gerekiyor.
Asıl soru bu.
Kente gelen gazetecilerden, geri döndüklerinde, Büyükşehir
Belediyesi’nden, Başkan Büyükakın’dan bahsetmeleri mi bekleniyor?
Büyükakın neden bu kadar büyük bütçeli reklama ihtiyaç duyuyor?
***
Önce şu tespiti yapalım; aslında Sayın Büyükakın’ın yerel basın
üzerinde etkisi çok büyük.
Yaptığı projeler, etkinlikler, çalışmalar vs hepsi yerel basında
manşetlerden yazılıp çiziliyor.
Ama aması var…
Ama anlaşılan ulusallarda yeterince yer alamıyor.
Son yerel seçimlerde AKP’nin yeniden kazandığı en büyük Büyükşehir
Belediyesi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi…
Fakat gelin görün ki ulusal bazda fazlaca gündem olamıyor.
Tahir Büyükakın’ın ülke genelindeki tanınırlığı düşük.
***
Örneğin, AKP’ye yakın ulusal gazetelerde yazan, televizyonlarda
program yapan gazetecilerin bile Büyükakın’dan bihaber olduğunu
gördük biz.
Kocaeli Büyükşehir’in AKP’li bir belediye olduğunun bile farkında
değiller.
Bunun son örneği ise Fatih Atik’in TGRT’de yaptığı programda ortaya
çıkmıştı.
Sözüm ona İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in AKP’ye
katılacağı iddiasının gündeme getirildiği o programda…
***
Kocaeli Büyükşehir’in büyük paralar harcayarak gerçekleştirdiği proje
lansmaları da karşılığını bulmuyor.
Sayın Büyükakın bile zaman zaman bazı programlarda, bundan dolayı
serzenişlerde bulunuyor.
Şikayetçi oluyor.
***
Hatta bu serzenişin bir bölümünü kendi medya -tanıtım ekiplerine
yönelik yaptığını da anlıyoruz.
Mesela Büyükakın, asıl işi tanıtım işleri olan, kendi kurdurduğu
Kentim Bilişim AŞ’ye bile güvenmeyecek olacak ki, son ihaleye bu
kurum üzerinden çıkılmıyor.
O zaman da şu soru akla geliyor; Kentim Bilişim A.Ş’yi ne için
kurdunuz.
***
Sayın Büyükakın eksikliklerin farkında; bundan sonraki süreçte işinin
daha zor olduğunun da farkında.
AKP’nin elinde kalan en büyük Büyükşehir Belediyesi, bir anlamda
elde kalan diğer büyükşehir belediyelerinin de sözcüsü olmak
durumunda.
Partinin, belediye olarak hem yurt içinde hem yurt dışında görünen
yüzü olmak misyonu var üzerlerinde.
Anlayacağınız bir temsiliyet misyonu var Kocaeli Büyükşehir’in.
Bu boşluk dolmak durumunda.
***
İkincisi Başkan Büyükakın, bir kez daha aday olacaksa çok daha fazla
çaba göstermesi gerekecektir.
Ülke ekonomisi kötü, vatandaş oy tercihini değiştiriyor.
Mevsim o eski mevsim değil artık.
Ayrıca rakipler anlamında eski seçimlerdeki gibi işi yaver de
gitmeyebilir.
Muhalefetten karşısına çok dişli adaylar çıkabilir.
***
Diğer yandan kendi partisinden, adaylık yarışında karşısına ciddi
rakipler çıkabilir ki, bunun emarelerini görüyoruz.
Bunlar benim gördüklerim.
Benim gördüğümün on katını Sayın Büyükakın da görüyordur.
Ve tüm bunlardan dolayı ulusal düzeyde de tanınmak için reklam ve
tanıtım ihalelerine çıkıldığını zannediyorum.
Peki bu tanıtım ve reklam ihaleleri Başkan Büyükakın’ı hedeflerine
ulaştırabilir mi?
Önemli olan bu.
***
Bu sorunun yanıtı bence hayır…
Çünkü Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde uzun süredir yanlış giden
şeyler var.
Çoğu Büyükakın’ın kendisinden kaynaklı yanlışlar değil.
Şöyle düşünün; un var, şeker var, yağ var ama Büyükşehir bir türlü
helva yapamıyor.
Bu kısır döngüden çıkmanın yolu ise “Basarım parayı, yaptırırım
reklamı” da değildir.
Açık söylüyorum; asıl sorun ekip sorunudur.
Eğer geleceğe dönük projeler yapılacaksa ekipler gözden
geçirilmelidir.
Benim gördüğüm budur.


taktigi bu, yandaş gazetecilere kıyak geçip kendini gazetelerinde övdürmek, malum bir gazete var bu şehirde bakın gazetecinin genel yayın yönetmenine, sülalesini büyükşehirde işe aldırdı, en basit örnegiyle, bunun dışında negibi maddi imkanlar sağladı Allah bilir,