Koronavirüs pandemisi ile ilgili tüm dünyada olumlu gelişmeler yaşanıyor. Türkiye de dahil olmak üzere pek çok ülkede salgının kontrol altına alındığı ve vaka artış hızının düşmeye başladığı belirtiliyor.
Yaşanan olumlu gelişmelerin, dünya hükümetlerini pandemi ile mücadele nedeniyle getirilen kısıtlamaları gevşetmeye yönelttiği görülmekte. Ülkeler kısıtlamaları aşamalı olarak kaldıracak ve normale dönüş süreci zamana yayılacak bir şekilde hayata geçecek.
***
Türkiye’nin normale dönüş planı dört aşamalı. Bu plan dahilinde atılacak adımların ilki geçtiğimiz günlerde açıklandı. Açıklanan normale dönüş adımlarından bazıları, özellikle de 65 yaş üstü ve 20 yaş altı yurttaşlarımızın belli saatlerde dışarı çıkabilmesini öngören karar, halkımız tarafından olumlu karşılanırken bazı adımlar soru işaretlerine neden oldu.
Pandemi ile ilgili olumlu gelişmeler yaşansa da mücadele henüz bitmedi. Salgının yükseliş seyrini kırdık ancak bunu yapmamız bu işin bittiği anlamına gelmiyor. Tedbirde ısrarcı olmalıyız. Başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere devletimiz ve milletimiz bu süreçte büyük fedakarlıklar yaptı. Çok büyük emekler verildi. Bu emeklerin boşa gitmemesi için hepimiz dikkatli olmalıyız.
***
Normale dönüş süreci çok hassas bir süreçtir. Bilim insanları bu konuda hem yetkilileri hem de yurttaşlarımızı uyarıyor. Eğer bu süreç dikkatli bir şekilde yönetilmezse yeni bir dalganın başlama riski doğabilir.
Buna engel olmak için normale dönüş planının ilmik ilmik işlenmesi gerekiyor. Acele etmeye gerek yok. Zamana yayılacak bir normale dönüş süreci halk sağlığı için yerinde bir karardır.
***
Tüm dünya normale dönüşten bahsediyor ancak normale dönüşten kasıt yeni normal mi eski normal mi? Siyasi analizcilerin ve stratejistlerin önemli bir kısmına göre eski normale dönüş artık pek mümkün değil. Pandeminin yarattığı travma dünya halklarının üzerinde uzun süre etkisini sürdüreceği gibi pandemi sonrası oluşacak yeni dünya dengeleri de eski normale dönmemizi engelleyebilir.
İnsanlığı yeni bir normalleşme ve yeni bir dünya düzeni bekliyor olabilir. Bu yeni düzenin ne şekilde olacağı ile ilgili pek çok farklı senaryo ve spekülasyon var. Değişimin ne şekilde olacağı meçhul fakat bir şeylerin değişeceği aşikar.
***
Yeni dünya düzeninde geçmişte çok önem atfedilmeyen bazı şeyler büyük bir değer taşıyabilir. Mesela kişisel özgürlükler. Koronavirüs kısıtlamaları bize günlük rutinlerimizin, eski hayatımızda yaptığımız sıradan şeylerin ne kadar değerli olduğunu gösterdi.
Gelişen teknoloji ile birlikte zaten insanlar birbirinden giderek uzaklaşıyordu. Bu uzaklık pandeminin etkisiyle gelecekte daha da artabilir. İnsanların birbirine yaklaşmaya, birbirine dokunmaya çekindiği, sosyal ilişkilerin azaldığı bir gelecekte teknolojinin daha da gelişmesi ve bizi tamamen içine alması mümkün.
***
Pandemiden önce de telefonlardan, tabletlerden, bilgisayarlardan, televizyonlardan kafamızı kaldıramadığımızı düşünürsek pandemi gibi büyük bir travmadan sonra, sosyal mesafenin olduğu ve kişisel ilişkilerin zayıflayacağı bir dünyada teknolojik aletlere daha da bağlanabiliriz.
Pandemiden önce başlayan dünyadaki dijitalleşme pandemiden sonra artarak devam edecektir. Sonu nereye varır, kestirmek zor. Ancak yeni dünya düzeninde dijital güce, gıdaya ve suya hükmeden; dünyaya da hükmedecektir.

