Muharrem İnce, aday olursam sırtımda ter kurumadan çalışırım demişti.
Aday oldu.
Ve sözünü de tuttu.
Sırtında ter kurumadan çalıştı.
Milyonları peşinden sürükledi.
Heyecan yarattı.
***
Başkan seçilemedi belki ama CHP’nin yıllardır alamadığı oyu aldı.
Partisinin çok üzerinde bir oy aldı.
Başarı mı?
Evet.
Şimdi ise CHP Genel Başkanı olmak istiyor.
Bunu istemeye de hakkı var.
***
Genel Başkan olsa parti belki de çok daha etkili olabilir.
Ama Sayın İnce’nin yöntemini tasvip etmek mümkün değil.
Dün Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile buluştu.
Sonra, bu buluşmada neler konuşulduğunu basına anlattı.
Sayın İnce, Kılıçdaroğluna özet olarak, “Sen çekil ben genel başkan olayım” demiş.
Kılıçdaroğlu ise bir yanıt vermemiş.
***
Olağanüstü kurultay için kendisi çağrı yapmayacakmış ama aksi durumda örgütler gereğini yaparmış!
Aba altından sopa…
Sayın İnce’nin bu sabırsızlığı, tarzı, endamı, yöntemi hiç hoş görünmüyor.
Oldukça yukarıdan ve iğrite edici bir dil kullanıyor.
***
İnce’nin açıklamalarından sonra ise Sayın Kılıçdaroğlu konuştu ve “Özel yemeğin bağlamından koparılması siyasi nezaketsizlik” dedi.
Kılıçdaroğlu’na katılmamak mümkün değil.
Doğru söylüyor.
Bu işler böyle olmaz.
Olmamalı.
Kılıçdaroğlu, genel başkanlığı Sayın İnce’ye devretmeyi düşünüyor alsa bile belki de bu çıkış sonrası bundan vazgeçebilir.
***
Şimdi duyuyoruz ki Kocaeli’de bazı CHP’liler görevden vazife çıkarmış.
Olağanüstü kurultay için delegelerden imza toplamaya başlamış.
Bu kişileri biliyoruz; elbette daha çok kendilerini var etme telaşı içindeler.
İnce kazanırsa onlar da kazanacak!
Bu iş yakında iyice ayyuka çıkacaktır.
Başka illerde de aynı süreç yaşanacaktır.
***
Sonuç olarak CHP’de gergin, sancılı bir dönem başlayabilir.
Aklı selim ve soğukkanlı olmazlarsa…
Bu kavga sürerken, yerel seçimlerde de hiçbir iddiaları kalmayacaktır.
Treni kaçıracaklardır.
Buna şüphe yok.

