Ekonomik kriz can yakıyor.
Markete giren bin pişman çıkıyor.
Her şey ateş pahası.
Bir çok sektör kan ağlıyor.
Ve en kötüsü bu işlerin nasıl düzeleceğine ilişkin sağlıklı bir veri yok.
***
İktidar, “Ekonomik saldırı altındayız” diyor.
Hadi iktidarın dediğini doğru farz edelim.
Peki bunca yıldır neden önlemini almadın?
Nasıl bir ekonomik alt yapın var ki bu saldırıları tolere edemiyorsun.
Burada en büyük sorumlu merkezi hükümet olarak görülmektedir.
***
Bu tespitlerden sonra şunu söylemek isterim.
Elbette bu süreçte vatandaşlara da, bazı kurumlara da görevler düşmektedir.
Tabii ki bu sorunu vatandaşın ve kurumların kökten çözmesi mümkün değil ama mutlaka çorbada bir tuzu olur.
Etkisi olur.
Örnek mi?
***
Mesela tasarruf tedbirleri uygulamak.
Mesela lüksten vazgeçilmesi.
Mesela yerli malı kullanmak, buna teşvik etmek.
Bunları yapmak önemli.
İlimizde de bazı kurumlar buna özen göstermeye başladı.
***
Bildiğim kadarıyla Kocaeli Ticaret Odası’nın yerli malı kullanmayla ilgili bir kampanyası var.
Bir de İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan bir kampanya başlatmıştı.
Bunu büyük önem veriyor.
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Başkan Doğan, yerli malı kullanımıyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Belediyenin tüm birimlerinde yerli malı kullanıldığını, bundan sonra da böyle olacağını söyledi.
***
Giderleri kısmak adına bazı önlemler de alacaklarını duyurdu.
Ve ilk olarak da kendi aracından başladı.
Türkiye’de üretilen ekonomik bir aracı kullanmaya başladı.
Ayrıca bu yerli malı konusunu bir kampanyaya çeviren Başkan Doğan her gittiği yerde bunu anlatıyor.
Vatandaşın da dikkat etmesini istiyor.
***
Diyeceksiniz ne kadar etkisi olacak?
Belediye başkanları rol model kişilerdir.
Belki çok büyük etkisi olmaz ama yine de önemli buluyorum.
Zaten Sayın Doğan ilk yaptığı açıklamada “Bizimkisi yangına su taşıyan karınca misali” demişti.
Darısı diğer belediye başkanlarının başına.
Hadi beyler sizden be bekliyoruz böyle davranışlar.
Binmeyin o lüks arabalara.
Biz de hepinizi destekleyelim, övelim.

