***
Üstelik bu limanın satışı sadece bir satış değildi; aynı zamanda İzmit Körfezi’nin katledilmesinin de onaylanması demekti.
Alan firma 5 milyon metreküp denizi doldurma hakkını da ‘satın’ almıştı!
Dönemin Liman İş Sendikası buranın satılmaması için çabaladı.
Üç beş aykırı ses çıktı ama öyle büyük bir tepki de gelmedi.
***
Gölcük Tersane Komutanlığı da gemilerin manevra alanını daraltacağı için satışa olumlu görüş vermemişti.
Kimseyi dinlemediler.
Sattılar.
Ardından harıl harıl çalışma başladı.
Liman İş Sendikası hukuksal mücadele başlattı.
Zaman zaman davaları kazandı.
Ama çalışma durmadı.
Konuyu dikkatle izlemeye çalışan bir gazeteci olarak benim de kafamın karıştığı zamanlar oldu.
***
Baş döndürücü olaylar gelişiyordu.
Bir şekilde mızrak çuvala sığdırılıyordu.
Yerel bir gazetede çalışıyordum; mahkeme kararları olmasına karşın çalışmaların sürdüğünü birçok kez haberleştirdim.
Göstermelik olarak birkaç gün çalışmalar durdu.
Sonra, son hız devam etti.
Ne yaparsak yapalım kar etmedi.
***
Zaten şirketin patronu da “bizi Kocaeli bağlamaz, biz Ankara’yı tanırız” havalarındaydı.
Öyle pervasız işler oluyordu ki, dönemin Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut’u bile kale alan olmuyordu.
Başkan Bulut hem limanın dolgu alanını, hem de yeni tankların yapımını engellemek için bu bölgeyi mühürledi.
Çünkü yeni tankların ÇED’i yoktu.
Bulut’u da dinleyen olmadı.
***
Yanlış hatırlamıyorsam TCDD’den kalan eski tankları söküp, 21 tane yeni tank yaptılar.
Sökülen eski tanklar TCDD’ye aitti ve muhtemelen hurda diye satılan eski tankların parasının da devletin kasasına girmesi gerekiyordu.
O zamanlar bu paraların da Safiport’un kasasına gittiği iddia edilmişti.
***
Gelelim günümüze;
Safiport’a 39 yıl yetmedi!
Geçtiğimiz Aralık ayında kabul edilen torba teklif ile Safiport ihalesiz 10 yıl daha limanı işletme hakkı kazandı.
Böylelikle 2054’te bitecek olan işletme hakkı 2064 yılına kadar uzatıldı.
Safiport’a 10 yıl da yetmedi!
***
Şirket, limanda, “Rıhtım, Dip Tarama, Granüler ve Kimyasal Depolama Tankı İlavesi” yapılması için yeni proje hazırladı.
Hazırlanan projeye göre, limanda mevcut rıhtımı yıkarak 15 bin 389 metrekarelik yeni bir rıhtım alanı yapılacak. Bununla birlikte denizde 890 bin 850 metreküplük dip tarama faaliyeti yapılacak. Limanda 10 adet 86 bin 570 metreküp hacme sahip granüler depolama tankı, 81 adet 133 bin 900 metreküp hacme sahip kimyasal depolama tankı ilavesi yapılacak.
***
İçinde 81 adet yeni kimyasal tankın da bulunduğu bu son proje için 14 Nisan günü bir ÇED toplantısı yapılacak.
14 Nisan günü bazı siyasi partiler, bölge sakinleri, çevreciler elbette bu ÇED toplantısına katılıp tepkilerini dile getirecektir.
Umuyorum ve diliyorum ki, böylesine pervasızca büyüyen limanın ÇED toplantısında gereken tepki verilir.
***
Peki bu bir çözüm olur mu?
Safiport’un büyümesini, kimyasal tanklar yapmasını engeller mi?
2014’ten beri bu konuyu takip eden bir gazete olarak ne yazık ki ben pek umutlu değilim.
AK Partili belediye başkanının mühürlerini bile takmayan adam vatandaşı umursar mı!
Pek sanmıyorum.
Umarım yanılırım.

