Sanayicinin elektriğine gelen zammı görünce gözlerime inanamadım.
Hem de ne zam.
Yüzde 25-30 arası.
Nisan ayı faturalarına yansımış bile.
Bu güne kadar çeşitli vesilelerle eleştirdiğim sanayiciye bu kez gerçekten acıdım.
***
Adamın girdi maliyetine bir bakar mısınız!
Şimdi bu sanayici nasıl üretim yapacak?
Hadi üretim yaptı.
Ürettiğini nasıl satacak?
Nasıl rekabet edecek?
Zaten Dolar almış başını gidiyor.
4 bin 33’leri gördük.
***
Bu haberi ulusal basının nasıl gördüğünü merak ettim.
Ana akım medyada tek satır yok.
Sanayicinin ölüm fermanı imzalanmış ama basın hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor.
Demin sanayiciye acıdım dedim ama sonra da bir dönüp kendime acıdım.
Halka acıdım.
Hepimize acıdım.
***
Sanayiciye fatura edilen zam sadece onu etkilemeycek ki.
Belki bir bölümü iflas edebilir.
Pes edebilir.
Ya etmeyenler.
Nasıl çıkacak bu işin içinden.
Ben size söyleyeyim.
***
Bir bölümü daha az işçiyle daha çok iş yapmak isteyeceklerdir.
Yani işçi çıkaracaklardır.
Sonra ürettikleri ürünlere zam yapacaklardır.
Yani ucu hepimize dokunacaktır.
Yani işsizlik olarak, zam olarak, enflasyon olarak bize geri dönecektir.
Bundan kuşkunuz olmasın.
***
İşin bir de farlı bir boyutu var.
Tam da seçim arefesindeyiz.
Oyunu artırmak isteyen iktidar, emekliye ikramiye, vergi affı ve imar barışı gibi hamleler yapıyor.
Konut satışlarını artırmak, ekonomiyi canlandırmak için faizleri düşürüyor.
***
Diğer yandan ise sanayiciye böylesi bir zammı dayatıyor, ya da dayatmak zorunda kalıyor.
Yani ayağına kurşun sıkıyor.
Adama sormazlar mı böyle bir zamanda bu olacak iş mi?
Ben bu işin matematiğini çözemedim.
Çözen varsa beri gelsin.

