Sihir ya da keramet değil, olasılıklar içinde iyi bir ihtimali oldurmuş… Olasılıklarla hayallerinin arasına tünel kazmış…
Bu çabayı bir ömür sürdürüp hayatını feda etmiş tüm gerçek kahramanlara selam olsun.
***
Televizyonun en baş köşeye oturduğu ya da sinemanın, kapısında sokağın diğer köşesini dönecek kadar kuyruk uzadığı zamanlarda belki hayali kahramanlar, kurtarıcıların serüvenleri kıymet görmüş olabilir. Gelip geçici bir hürmet.
Kahraman deyince, bütün dünyanın aklına gelen Süperman’in renkleri yalandır, Batman’in ışığı belirmez bizim gökyüzünde.
Yetmez bizi etkilemeye.
Sönük kalır.
***
Çünkü vakti zamanında, bu yurdun çocuklarının öğrendiği, bir öykü vardır, yaşanmış.
Kahramanının inatçı hayallerinin izi vardır üstünde, fakat hayali, kurmaca değildir.
Bir son dakika golü gibi, bütün hüzünleri, umutsuzluğu filelerden söküp almıştır.
Gerçektir ki yurdun insanı, Hollywood’un kahramanlarının müptelası bile olsa, bıyık altından güler.
Gerçeği varken bütün masal kahramanları hava-civa.
***
Ömrünü feda ederek elde ettiği başarıdan sonra, “eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin” diyebilmiştir.
Böylelikle aslında ezberlenmiş sözlere sıkıştırmak yerine kendini, zaman ve evren karşısındaki küçüklüğünü fark etmiştir diyebiliriz. Bugün bu sözünü anlayabildiğimiz muamma olsa da onun evren yani bilim karşısındaki ölçüsünü biliyor olması, başka bir ‘büyüklük’ olabilir.
***
Kumdan kale olmak yerine koca deryaya karışıp, bütün zerresini deryanın içine saçıyor, deryaya karışıyor diyebiliriz.
Fikrini bileği bükülmeze; gerçeğe ve bilime yaslıyor yani.
Elinden geleni ardına koymayarak yapabileceğini yapıp, sessizce, sıradan kaybolmaktır bu.
İşte al sana gerçek ‘clark kent’lik.
***
Yapabileceklerini, olasılıklar dahilinde yapıp kendisi karanlıkta kayboldu gitti.
Sabah bizi kaldıran anne gibi, gaflet uykusundan uyandırdı da gitti.
Bir yanımız uykuya devam edeceğini zannetse de bir yanımız çoktan sesleri algılamaya başladı, kendine geldi.
Şimdi yeniden, daha güçlü, bu cumhuriyette barışı, demokrasiyi ve laikliği yaşatma, yeşertme zamanı…

