Şimdi biz İzmit Körfezi’nden çıkan balıkları yiyelim mi?
Yoksa yemeyelim mi?
Balık, kırmızı ete göre daha ucuz bir protein.
Kış aylarında, orta ve düşük gelirli ailelerin tercih ettiği bir besin.
ÇMO Kocaeli Şube Başkanı Sait Ağdacı ise “Yemeyin” diyor.
***
Geçtiğimiz haftalarda çıktı basın önünde konuştu.
Öyle oturduğu yerden konuşmadı Sayın Ağdacı…
Çeşitli ölçüm ve analizlere dayandırdı söylediklerini.
Çok fazla miktarda ağır metal var dedi.
Ağır kanserojen madde olan poliaromatik hidrokarbondan bahsetti.
Birilerinin çıkıp ‘Körfez temizdir’ demesi, mavi bayrak aldatmacasıyla halkı yüzmeye teşvik etmesi abesle iştigaldir dedi.
***
Bu açıklama sonrası bekledik.
Korkarak bekledik.
Belki bir devlet yetkilisi çıkar da bir açıklama yapar diye düşündük.
İzmit Körfezi’nden çıkan balığı rahatlıkla yiyebilirsiniz der diye bekledik.
***
Benim takip ettiğim kadarıyla kimse ÇMO Şube Başkanı Sait Ağdacı’yı yalanlamadı.
Peki şimdi ne olacak?
Valla orasını ben de bilemiyorum.
Herkes kendisi karar verecek.
***
Kimse çıkıp bir şey söylemedi ama şimdilerde İzmit Körfezi’ne başka yerlerden balık getirip bırakılacağını öğrendik.
Bu işi Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir birlikte yapacakmış.
Bu projeyle İzmit Körfezi’ndeki, mevcut balık tür ve çeşitliliğinin zenginleştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunarak sürdürülebilir kılınması, bölgenin ekonomik gelişmişliğine ve halkın denizden faydalanmasına katkı sağlamak hedefleniyormuş.
***
İzmit Körfezi’nden toplanan anaç balıklar 6 ay önce Trabzon’a gönderilmiş.
18 ay sürecek olan proje ile Trabzon’daki kalkan, levrek türündeki balıkların yavruları belli aralıklarla İzmit Körfezi’ne bırakılacakmış. Tamam niyet kötü değil elbette.
***
Ama ilk önce şu İzmit Körfezi’nden çıkan balıkları yiyelim mi, yemeyelim mi bunun yanıtını verselerdi.
Bakanlık ya da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi çıkıp, bilimsel verileri ortaya koyup, “Körfezdeki balıklar yenebilir” diyebilseydi.
Bunu yapmadılar.
Ben de onlara diyorum ki, şu yeni balıkları, doğru düzgün bir inceleme yapmadan körfeze bırakmayın.
Bırakın bari o balıklar Karadeniz’in temiz sularında sağlıklı bir şekilde yaşasınlar.
Yazıktır…

