İşçiler grev yapıyor.
Soğuk sıcak, bayram tatil demeden.
Neden…
İnsan gibi çalışacakları bir ortam için.
İnsan gibi yaşayacakları bir ücret için.
Onurları için.
***
İşte bu sebeplerle OHAL ortamında ellerini taşın altına koyuyorlar.
Herkesin ödünün koptuğu bir dönemde, onlar emeklerini savunmaya çalışıyorlar.
Düzce’de üretim yapan TeknoMaccaferri işçilerinden bahsediyor.
Bu işyerinde Birleşik Metal-İş Sendikası Kocaeli Şubesi örgütlü.
45 gündür direniyorlar.
***
Peki işçilerin yaptığı yasa dışı bir şey var mı?
Hayır yok.
Grev işçinin en önemli silahı.
Ama gelin görün ki kolluk kuvvetleri bir şekilde devreye sokuluyor.
İşçiler gözaltına alınarak içerideki ürünler kamyonlarla götürülüyor.
Yani işverenin dayanma gücü artırılıyor.
***
Geçtiğimiz Salı günü de böyle bir olay yaşandı.
Bu ikinci kez olan bir durum.
Jandarma grevdeki işçileri zorla kenara çekerek içerideki ürünlerin geçişine olanak sağlıyor.
Hatta arbede sırasında bir işçi yaralanarak hastaneye kaldırılıyor.
Peki bu yasal bir durum mu?
***
Pek öyle görünmüyor.
Tüm bu yaşananlardan sonra Şube Başkanı Telat Çelik bakın ne diyor:
“Yasal grevin nasıl yürütüleceği, grevde nelerin yapılıp yapılmayacağı kanunla sabittir. Daha önce bir kez grev kırıcılığı denendi. Kolluk eli ile. Biz suç duyurusu yaptık. Eğer işveren grevde çıkarması gereken ürün varsa bunun tespitini iş mahkemesine yaptırıp ancak iş mahkemesi kararı ile çıkarılacağını söyledik. Bugün aynı girişim oldu. Bugün o girişimden farklı olarak jandarma gözaltına yapmak yerine, kanuni grev gözcüleri var. Grev gözcüleri aracı durdurup çıkan malda suç olup olmadığına bakmak zorunda. Biz suç olduğunu tespit ettik. Jandarmaya ihbarda bulunduk. Jandarma geldi işverenin yapmış olduğu suçu ortadan kaldıracağına yasa dışı bizi zorbalıkla kenara çekerek aracın çıkmasını sağladı. Eğer bizim yaptığımız suçsa savcılığı arar, savcılık gözaltı kararı verir. İsterse tutuklamaya sevk eder ve istediğini yapar. İnsanları hayvan gibi sağa sola itmek ne demek? Bu kollukla işverenin işbirliği, başka bir açıklaması yok.”
İşte Şube Başkanı Telat Çelik’in bu haklı isyanını sizlerle de paylaşmak istedim.
Şu unutulmasın ki hukuk her an herkese lazım olabilir.
…………………..
Engin Şahin’e yapılan şey
kabul edilemez
kabul edilemez
Enkocaeli.com haber sitesinin genel yayın yönetmeni, gazeteci arkadaşımız Engin Şahin dün köşesinde kendisine pusu kurulduğunu yazdı.
Çok şükür Engin, saldırma hazırlığında olan kişileri fark etmiş ve kendisine bir şey olmamış.
Bizler gazeteciyiz.
Elimizde kalemimizden başka bir şey yok.
Bize karşı yapılan zorbalıklara karşı kendimizi koruyacak tek adres var; o da hukuk.
***
Dün Engin’in başına gelen şey yarın hepimizin başına gelebilir.
Farlı farklı dünya görüşlerimiz, tarzlarımız olabilir.
Bunun hiçbir önemi yok.
Demek istediğim gazetecilere önce gazetecilerin sahip çıkması bir zorunluluktur.
Ve hukukun doğru işletilip işletilmediğini izlemek de yine bizim görevimizdir.
Ezcümle, gazeteci Engin Şahin yalnız değildir.

