Pazartesi, 5 Ekim 2026 05.10.2026
10°C
USD 49,06
EUR 55,18
Altın 6.563
Benzin 85,10
Dizel 95,30

Demokrasi kültürü

NULL

Demokrasinin güçlü olmadığı ülkelerde ucuz siyaset itibar görür. Hamaset prim yapar. Karizmatik lider profili, demokrasi kültürü gelişmeyen ülkelerde başarı sağlar. 
Geri kalmış ülkelerin ya tek adamla ya tek aileyle ya da tek partiyle yönetiliyor olması tesadüf değil. Ancak geri kalmışlığın tek nedeni otoriterlik veya oligarşi de değildir. Bir ülkenin geri kalmışlığının birbiriyle bağlantılı pek çok nedeni olmakla birlikte, en temel nedeni yozlaşmış siyasi sistemdir. Çünkü siyaset mekanizması, bir ülkenin yönetiminin can damarıdır. 
***
Cumhuriyetle yönetilen her ülke demokrasiden nasibini almamıştır. Hamasi bir cumhuriyet ve içi boş bir demokrasi halka faydalı hiçbir şey veremez. Demokrasinin sadece sandıktan ibaret olduğunu düşünmek büyük bir hatadır.
Demokrasi çok yönlü bir olgudur. Demokrasiyi sandığa indirgemek, demokrasiyi özünden saptırmaktır. Böyle bir bakış açısı demokrasiyi değil, çoğunluk diktatörlüğünü egemen kılar. Oysa ki gerçek demokrasilerde azınlıkta olanların da hakları garanti altına alınmıştır. 
Demokrasi, farklı siyasi görüşlere ve yaşam tarzlarına sahip insanları saygı ve hoşgörü temelinde bir arada tutar. 
***
Bir milleti oluşturan fertler farklı siyasi partilere mensup olabilirler, farklı yaşam tarzlarına sahip olabilirler,  farklı ideolojik görüşleri destekleyebilirler, farklı dinleri benimseyebilirler, farklı etnik kökenlerden gelebilirler; ülkeyi yöneten siyasi irade bu farklılıklar içerisinde taraf olmamalı, tüm farklılıkları kucaklamalıdır. 
Bir ülkeyi yöneten siyasi irade ideolojik, etnik veya dini bir kesimden yana taraf olursa, azınlıkta kalanların kendisini ötekileşmiş hissetmesi sonucu ortaya çıkar. Ötekileştirmenin olduğu bir ülkede halkın zamanla millet olma özelliğini yitirme tehlikesi vardır.
***
Çünkü aynı duygularda birleşemeyen, ortak paydada buluşamayan milletler zaman içinde millet olma özelliğini yitirir ve ayrışır.  Çekler ve Slovaklar buna örnektir. Dağılan Yugoslavya da öyle…
Demokrasi kültürü gelişmemiş ülkelerde siyaset, projeler ve halka hizmet üzerinden değil, ideolojik söylemler üzerinden şekillenir. Her siyasi yapı ideolojik argümanları ön plana çıkartarak rakibini yıpratmaya çalışır. Dolayısıyla da yalanlar, iftiralar ve karalamalar havada uçuşur. Siyasete nefret dili hakim olur. Halk kutuplaşır.
***
Dünya demokratik açıdan sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Sadece belli ülkelerde ve bölgelerde değil, dünyada genel bir otoriterleşme ve demokrasiden uzaklaşma eğilimi var. Demokrasi kültürü en gelişmiş ülkelerde bile bunu gözlemleyebiliyoruz. Dünyanın bu gidişatı gelecek açısından ümit verici değil. Demokrasiden uzaklaşma, savaş ve çatışma risklerini de beraberinde getiriyor. Ucuz popülizmin ve özünden saptırılmış içi boş bir milliyetçiliğin hemen her ülkede karşılığı var günümüzde. 
***
Türkiye de dünyanın bir parçası olduğuna göre, demokraside yaşanan dalgalanmaların dışında kalması mümkün değil. Dünyadaki siyasi eğilim Türkiye’yi de etkiliyor haliyle. Bunu son yıllardaki siyaset dilinden de kolaylıkla anlayabiliyoruz. Son derece ideolojik ve sert söylemler siyasete hakim. İdeolojik kavramlar projelerin önüne geçmiş durumda. Bu siyasi iklim toplumsal kutuplaşmayı ve kamplaşmayı da kaçınılmaz bir biçimde tetikliyor.
***
Türkiye, köklü bir devlet geleneğine sahip bir ülke. Türk milleti, sağduyulu ve feraset sahibi bir millet. Siyasi iklim ne olursa olsun, ortak yaşama kültürümüzü kaybetmeyeceğimize şüphe yok. Ancak yine de politikacılar söylemlerine dikkat etmeli. Siyaset yapma tarzlarını gözden geçirmeli. 
 Milli ve manevi değerleri, tüm milletimizin ortak paydası olan tarihsel şahsiyetleri siyasete alet etmek; keskin ideolojik kalıplar kullanmak, kutuplaştırıcı söylemlerde bulunmak bu ülkeye fayda sağlamaz.
 Siyaset; hukuk ve demokrasi temelinde, hizmet ve proje odaklı yapılmalı. Siyasetçiler, birbirlerini kötülemeyi bırakıp, halka nasıl hizmet edeceklerini anlatmalı. Milletimizin refah seviyesini arttıracak projelerinden bahsetmeli. Siyaset; hamaset değil, hizmet makamıdır.