Perşembe, 20 Ağustos 2026 20.08.2026
24°C
USD 47,95
EUR 56,08
Altın 6.966
Benzin 85,21
Dizel 80,07

Esad rejimi Güney Osetya’yı neden tanıdı?

NULL

Suriye İç Savaşı’nda artık yeni bir sürece girildi. 
Esad Rejimi’nin ülkenin büyük bölümünde hakimiyet kurmasının ardından, Suriye görece daha iyi bir durumda.
Şimdi önümüzde yeni bir tablo var. 
Suriye fiilen üçe bölünmüş durumda. 
Rejimin kontrol ettiği bölgeler, PYD-YPG’nin elindeki bölgeler ve ÖSO kontrolünde olan bölgeler. 
***
Bunun dışında IŞİD ve diğer terör örgütlerinin elinde bulunan küçük bölgeler ile İdlib gibi kritik yerler de var ancak Suriye’nin siyasi geleceği ve toprak bütünlüğü açısından belirleyici olacak unsurlar, fiili olarak bölünmüş üç bölge. 
Sözü geçen küçük bölgeler er ya da geç-bir şekilde bu üç nüfuz alanından birinin denetimine girecek.
***
Suriye Rejimi, ülkenin resmi ve meşru temsil mercii. 
Devlet otoritesi. 
Rejim, teröre karşı etkin bir mücadele verdi. 
Kısa sürede yıkılması beklenen rejim, ayakta kaldı ve terör örgütlerini büyük ölçüde ülkeden temizledi. 
Şüphesiz ki Rusya ve İran’ın desteği olmadan bunu yapamazdı. Teröristlere ve arkalarındaki emperyalist güçlere karşı verdiği savaşı büyük oranda kazanan Esad Rejimi, işlediği savaş suçlarına rağmen birçok kesim tarafından takdirle karşılanıyor.
***
Teröre karşı kazanılan başarılar ülkeye radikallerin hakim olmasını engelledi. 
Kafa kol kesen radikal canilerden korkan halkın Esad’ı desteklemesinin bunda payı büyük. 
Ne olursa olsun arkasında halk desteği olmayan bir rejim ayakta kalamaz. 
Fakat halkın Esad’ı çok sevmesinin değil, radikallere karşı başka alternatifinin olmamasının bu destekte etkili olduğunun altını çizmek gerek.
***
Rusya ve İran’ın desteği olmasaydı Suriye Rejimi ayakta kalamazdı. Mevcut tablo, Suriye Rejimi için olumlu ancak Suriye’nin geleceği için pek de olumlu sayılmaz. 
Esad Rejimi, varlığını koruma karşılığında ülkesini Rusya ve İran’a teslim etti. 
Rejimin kontrol ettiği bölgelerde Rusya’nın borusu ötüyor. 
Esad, yağmurdan kaçarken doluya tutuldu diyebiliriz; terörle ve Batı emperyalizmiyle mücadele ettiği propagandasını yaparken ülkesini emperyalizmin başka bir türevine teslim etti. 
***
Suriye bağımsızlığını kaybetti. 
Fiilen bölündü. 
Esad’ın kontrol ettiği bölgelerde Rusya’nın, PYD-YPG’nin kontrol ettiği bölgelerde ABD’nin ve ÖSO’nun kontrol ettiği bölgelerde Türkiye’nin ağırlığı var. 
Suriye hiçbir şekilde bağımsız değil.
 Hiçbir ülke, başka bir ülkeye iyilik olsun diye yardım etmez. 
Ülkelerin çıkarları vardır. 
Rusya ve İran da anti-emperyalist ülkeler oldukları için değil, çıkarları için Suriye’deler.
*** 
Açıkça belirtmek gerekir ki Suriye İç Savaşı’nın en büyük kazananı bu iki ülke. 
Rusya Orta Doğu’ya ve sıcak denizlere indi, İran ise Şii hilalini oluşturdu. 
Esad Rejimi, kendi varlığını korumak için ülkesini Rusya ve İran nüfuzu altına soktu. 
Başka alternatifleri yoktu. 
Rusya ve İran’dan başka yardım alacakları ülke yoktu. Başka türlü ayakta kalamazlardı. 
Tarihsel olarak yayılmacı ülkeler olan Rusya ve İran da bu durumu kendi lehlerine çok iyi kullandı.
***
Suriye’nin bağımsızlığını yitirdiğinin en önemli işaretlerinden biri Abhazya ve Güney Osetya’yı tanıması. 
Abhazya ve Güney Osetya, sorunlu bölgeler. 
Resmi olarak ve uluslararası hukuka göre Gürcistan topraklarının birer parçası olan iki bölge, Rusya’nın desteği ve himayesinde de-facto olarak bağımsızlığını ilan etmiş durumda. 
Dünyada bu de-facto devletleri sadece Rusya’ya yakın devletler tanıyor. 
Suriye de onlardan biri.
***
Bu konuda Suriye Rejimi için büyük bir tutarsızlık söz konusu. 
Kendi ülkesinin toprak bütünlüğü için mücadele eden, Suriye’yi böldürmeyiz diyen, ülkesinin federasyon olmasına karşı çıkan bir rejimin başka bir ülkenin, yani Gürcistan’ın bölünmesini tanıması ve bunu yapanları desteklemesi son derece ilginç. 
Suriye Rejimi kendisi için hak olarak gördüğü toprak bütünlüğünü Gürcistan için veya başka ülkeler için hak olarak görmüyor anlaşılan.
Bu tutarsız politika, bağımsızlığını başka ülkelere devretmenin bir sonucu. Suriye Rejimi, Rusya’nın emperyalist çıkarları doğrultusunda bu iki de-facto devleti tanıdı. 
***
Bunu yaparak da kendi ilkeleriyle çelişti. 
Yaşanan bu durumu, Esad Rejimi’ni anti-emperyalist gören kesimler iyi analiz etmeli. 
Gerçekten anti-emperyalist bir rejim, başka bir ülkenin toprak bütünlüğüne karşı yürütülen faaliyetleri desteklemez. 
Gürcistan’ın toprak bütünlüğünün tartışmaya açık olması, ilerde Suriye’nin toprak bütünlüğünün tartışmaya açılmasına da neden olacaktır.

Yorum yazın

Kocaeli Çınar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin